is-dunyasi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
is-dunyasi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ekim 2021 Cuma

Apple'a şarj cihazı davası!

Apple; atıkları azaltmak, kullanılan ambalaj miktarını azaltmak ve telefonlarının maliyetlerini normalde olduğundan daha düşük tutmaya yardımcı olmak için bir süredir iPhone'larını şarj cihazı olmadan satıyor. Bu durumdan memnun olmayan Çinli bir öğrenci ise, Apple'a dava açtı ve teknoloji devinden bir şarj cihazı, tazminat olarak 16 dolar ve firmanın yasal ücretleri karşılamasını istedi.

Apple'dan tazminat almaya çalışan öğrenciye göre, iPhone 12 ile birlikte gelen USB-C - Lightning kablosu piyasadaki diğer şarj cihazlarıyla uyumlu değil ve bu da Apple'ın web sitesinde ilan edildiği gibi yeni iPhone'larını şarj etmelerini engelledi. Apple ile savaşan bu öğrenci ve arkadaşları, Çinli telefon üreticilerinin şu anda tüketicilere bir şarj cihazı alıp almama seçeneği sunduğunu söyledi.

Apple'ın web sitesinde, alışveriş sepetinize bir iPhone eklediğinizde, size aksesuar ekleme seçeneği sunulur. İlk olarak Apple'ın kablosuz MagSafe şarj çözümleri gösteriliyor ve sayfanın alt kısmında prize takılan USB-C güç adaptörü gösteriliyor.

Öğrenciler, Apple'ın ücretsiz şarj cihazını çevresel nedenlerle satış paketinden çıkarmadığına inanıyor ve bu şekilde insanların MagSafe şarj cihazını satın almaya itildiğini söylüyor. Ayrıca kablosuz şarjın kablolu şarjdan daha az verimli olduğuna dikkat çekiyor ve bu nedenle Apple'ın gerçekten iddia ettiği gibi çevreyi umursamadığını söylüyorlar.

Giderek daha fazla telefon şirketi, telefonun ve şarj cihazı ikilisini birbirlerinden ayırma yoluna gidiyor ve çoğu kişinin hala önceki telefon satın alımlarından kalan uyumlu şarj cihazlarına sahip olması sayesinde bunun sorun olmadığını söylüyor.

Apple, atıkları daha da azaltmak isterse, bir USB-C - Lightning kablosu sunabilir veya iPhone bağlantısını USB-C olarak değiştirebilir. Şu anda Avrupa Birliği'nin tüm telefon üreticilerini kendi standartları yerine USB-C kullanmaya zorlama çabaları devam ediyor...



Olympus artık Olympus değil!

Ünlü fotoğraf makinesi markası olan Olympus, isim değişikliğine gittiğini açıkladı. Markanın ana şirketi OM Digital (Olmypus - Maitani), Olympus yerine kullanılacak yeni marka için OM System adını seçmiş. Değişiklik sadece isimle de olmayacak.

OM System, kamera ve lenslere ek olarak ses ürünleri, dürbün ve diğer çevre hizmetleri de satmayı planlıyor. Şu anda Micro Four Thirds tabanlı değiştirilebilir lensli bir kamera da geliştiren OM System, yaptığı basın açıklamasına göre, "hesaplamalı fotoğraf teknolojisini kullanarak görüntü kalitesinin ve fotoğrafik ifadenin iyileştirilmesini hızlandıracağız," diyor ve bu standardı kullanarak daha kompakt ve hafif makineler yapmayı planlıyor.

OM System Marka hikayesi ile ilgili çekilmiş kısa videoyu hemen aşağıda izleyebilirsiniz.

OM SYSTEM Brand StoryOM SYSTEM Brand StoryThe brand story of OM SYSTEM by OM Digital Solutions.


27 Ekim 2021 Çarşamba

Musk'a 42 milyonu kurtarma çağrısı

Birleşmiş Milletler, küçük bir milyarder grubunun servetlerinin sadece bir kısmıyla dünyadaki açlığın çözülmesine yardımcı olabileceğini söyledi. Dünya Gıda Programı direktörü David Beasley, özellikle dünyanın en zengin iki adamı olan Jeff Bezos ve Elon Musk'ı belirterek, varlıklı bireyleri "bir kerelik ve hemen adım atmaya" çağırdı.

6 milyar doların 42 milyon kişiye ulaşması gerektiğini ve bu olmazsa 42 milyon kişinin açlıktan öleceğini söyleyen Beasley, durumu "hiç de karmaşık değil" sözleriyle özetliyor. Bloomberg'e göre, Elon Musk'ın net değeri yaklaşık 289 milyar dolar, şirketi Tesla bu haftanın başlarında piyasa değeri ile 1 trilyon dolara ulaştı ve trilyonerler kulübüne girmeyi başardı.

CNN ise, Musk'ın insanları açlıktan kurtarmak için servetinin sadece yüzde 2'sini bağışlamasının yeterli olacağını söylüyor. Beasley CNN'e, dünyanın şu anda "mükemmel bir çatışma, iklim değişikliği ve Covid fırtınası" ile karşı karşıya olduğunu söyledi ve bunun birçok ülke için "kıtlığın kapısını çalmak" anlamına geldiğine vurgu yaptı.

Bu yılın başlarında yayınlanan bir BM raporunda, pandeminin küresel yetersiz beslenmede yıllar süren ilerlemeyi tersine çevirmesiyle, dünyadaki açlığın 2020'de 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştığı belirtilmişti. BM Dünya Gıda Programı'nın bir raporuna göre Afganistan'ın 22,8 milyonluk nüfusunun yarısı açlık kriziyle karşı karşıya. Taliban tarafından yönetilen ülke, yükselen işsizlik ve likidite kriziyle karşı karşıya kalırken, ülkeyi beş yaşından küçük 3,2 milyon çocuğu risk altında bırakacak bir insani krizin eşiğinde bırakıyor.



26 Ekim 2021 Salı

Türkiye'nin dijital parası geliyor

Kripto paralar ve dijital ödeme sistemlerinin iyice hayatımıza girmesi ile birlikte, ülkeler de kendi dijital ödeme sistemlerini ve kripto paralarını piyasaya sürmek için adımlar atıyor. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın da, bir süredir bu konuda bazı çalışmalar yaptığı biliniyordu. Ve şimdi, 2022 yılı Cumhurbaşkanlığı yıllık programında, bu konuda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verildi ve merkez bankası dijital para birimi (CBDC) hedefi hakkında detaylar paylaşıldı.

Merkez bankası dijital para birimi (CBDC) teriminin ne olduğunu bilmeyenler için kısaca açıklayalım. Ülkelerin merkez bankaları tarafından oluşturulan ve o ülkenin gerçek para biriminin dijital temsili olan CBDC, Bitcoin gibi kripto para birimleri gibi blok zincir altyapısını kullanıyor. Ama kripto paralar ile CBDC arasında bazı farklar de var. Kripto paralar hiçbir şekilde merkezi değil ve hiçbir kurum ya da kişi tarafından kontrol edilmiyor. CBDC'ler ise, yine blok zincir teknolojisine dayansa da, bu kez blok zincirlerine ancak belirli kişiler ve kurumların erişebiliyor.

Kripto paralar ve CBDC'ler arasındaki bir diğer fark ise karşılık konusunda ortaya çıkıyor. Kripto paraların herhangi bir parasal karşılığı yokken, CDBC'lerin varlık karşılıklarının bulunması söz konusu.

Resmi Gazete'de de yayınlanan 2022 yılı Cumhurbaşkanlığı yıllık programında, Türkiye Merkez Bankası CBDC'si hakkında önemli hedeflerden bahsediliyor. Öncelikle ilk aşama testlerinin tamamlanmasının hemen ardından, daha geniş kapsamlı,, ileri aşama testlere başlanması hedefleniyor. İlk faz testlerin 2022 yılı içerisinde tamamlanması bekleniyor.

Yerli CBDC için görev, Merkez Bankası, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile TÜBİTAK'a verilmiş durumda. Buna ek olarak, hedefler hakkında şu cümleler dikkat çekiyor:

Programlanabilir para ve çevrim dışı ödemeler katman servislerine yönelik teknolojik altyapı oluşturularak araştırma, geliştirme ve test çalışmaları yapılacaktır. Dijital Türk Lirası sisteminin ilgili diğer sistemlerle entegrasyon çalışmalarına başlanacaktır.

Tesla'dan tarihi başarı

Tesla, kiralama şirketi Hertz'den aldığı büyük siparişin ardından, 1 trilyon dolarlık piyasa değerini aşan şirketler arasına girmeyi başardı. Reuters'e göre, elektrikli araçların daha çok ana akım bir ürün haline gelmesi Hertz'in büyük siparişini açıklıyor. Tesla'nın piyasa değerinin artmasına neden olan da tam olarak bu.

Haber yayına hazırlanırken Tesla'nın hisseleri, Hertz haberlerinin öncesine göre %12,68 artmıştı ve şirketin piyasa değeri 1,02 trilyon dolar seviyesine ulaşmıştı. Bu değer Tesla'yı, en değerli otomobil şirketi haline de getiriyor. 1 trilyon barajını aşan şirketler arasında Apple, Amazon, Google ve Microsoft gibi devler bulunuyor.

Hertz'in geçici CEO'su Mark Fields, Reuters'e verdiği ropörtajda, Tesla anlaşması ile ilgili şunu söyledi: "Elektrikli araçlar artık ana akım ve artan küresel talep ve ilgiyi yeni yeni görmeye başladık."

Tesla'nın piyasa değerinin bu noktadan nereye gittiğini görmek ilginç olacak. Şirket kesinlikle daha fazla potansiyele sahip olsa da, CEO'su Elon Musk'ın sosyal medyada gireceği bir tartışma şirketin değerine zarar da verebilir.



24 Ekim 2021 Pazar

Bir önemli satın alma daha

Büyük oyun şirketlerinin oyun stüdyolarını satın almaları çok sık gördüğümüz bir durum halne geldi. Bunun son örneği ise, The Witcher serisinin ve Cyberpunk 2077'nin arkasındaki CD Projekt'ten geliyor. Şirket, 2014 yılında kurulan Boston merkezli bir indie stüdyosu olan The Molasses Flood'u satın aldı. The Molasses Flood, eski Halo, Bioshock, Guitar Hero ve Rock Band serisinde imzası olan bir stüdyo.

CD Projekt başkanı ve ortak CEO'su olan Adam Kicinski, "Her zaman yürekten oyun yapan ekiplerin peşindeyiz" diyor ve ekliyor: "Mlass Flood, video oyunu geliştirmeye olan tutkumuzu paylaşıyor; deneyimli, kalite odaklı ve harika bir teknolojik anlayışa sahipler. Şirketimize çok fazla yetenek ve kararlılık getireceklerine inanıyorum."

The Molasses Flood stüdyo başkanı Forrest Dowling ise "CD PROJEKT, birlikte çalışma olasılığı konusunda bize yaklaştığında, sevdiğimiz bir şirketle işbirliği yaparak, sevdiğimiz dünyalarda oyunlar geliştirerek çok daha geniş bir kitleye ulaşmak için inanılmaz bir fırsat gördük" açıklamasını yaptı.

Melas Flood, CD Projekt ile çalışacak ancak şirketteki mevcut bir geliştirme ekibiyle birleştirilmeyecek. Ayrıca stüdyo, CD Projekt'in mevcut IP'lerinden birini kullanan yeni bir "iddialı proje" üzerinde çalışacak. Bu, büyük bir ihtimalle The Witcher veya Cyberpunk 2077 evrenlerinde geçen bir oyun olacak.



22 Ekim 2021 Cuma

Aruba yeni anahtarlama mimarisi

Bir Hewlett Packard Enterprise şirketi Aruba (NYSE: HPE), verinin yaratıldığı ve işlendiği yazılım tabanlı durum bilgili hizmetlerin kurumlarda uygulanmasını sağlayan sektörün ilk Dağıtık Hizmetler Anahtarlama çözümünü duyurdu. Bu çözüm sayesinde modern uygulamaların ve BT organizasyonlarının gerektirdiği hibrit bulut sistemini sağlayan eski yazılımlar ile uygulamalar devre dışı kalıyor.

Pensando'nun Başkanı, JC2 Ventures CEO'su ve Cisco Systems'in eski CEO'su John Chambers; "Geçiş dönemindeki piyasalar, gelişim için yeni fırsatlar yaratıyor. Dağıtık hizmetler buluttan kenar teknolojilerine doğru geçiş yaparken, yapay zeka/makine öğreniminden 5G'ye ve sanallaştırmaya kadar her şeyi yıkıyor. Pensando'nun geliştirdiği Dağıtık Hizmetler Anahtarlama yeni kategorisi, önceleri sadece AWS gibi hiper ölçekleyiciler için mümkün olan dağıtık hizmetlerin uygulanmasını, kurumlar için hem basit hem de bütçe dostu hale getiriyor. Bu çözüm, eski uygulamalar ve ana yazılımları ortadan kaldırarak, geleneksel yaklaşımların toplam sahip olma maliyetinin (TCO) üçte biriyle 100 kat ölçeklendirme ve 10 kat daha yüksek performans sunuyor." dedi.

Aruba'nın CX 10000 Serisi Anahtarlama çözümü, türünün en iyisi Aruba veri merkezi L2/3 anahtarlama çözümüyle sektörün tek, Pensando'nun tamamen programlanabilir veri işleme ünitesini (DPU) bir araya getirerek, veri merkezi anahtarlamalarında yeni bir kategoriyi temsil ediyor. Böylece hem kablo hızı performansı hem de toplam sahip olma maliyetlerindeki kırılımla geleneksel veri merkezi L2/3 anahtarlarına performans iyileştirmelerini, büyüklük mertebesini ve durum bilgisi veren yazılım tabanlı hizmetleri ölçeğine göre sunuyor.

650 Group'un kurucusu ve teknoloji analisti Alan Weckel, "Kurumların tıpkı hiper ölçekli altyapı hizmeti sunan dev şirketler gibi performans gösteren ve ölçeklenen ağ altyapıları oluşturmasını ve çalıştırmasını sağlayan sektörün ilk dağıtık hizmetler mimarisi, Aruba ve Pensando tarafından devreye alındı. Bu alanın zaman içerisinde büyüyecek ve diğerlerinden ayrışacak gelişmekte olan bir sektör kategorisi olduğunu düşünüyoruz. Yapay zeka ve makine öğrenimi gibi yeni ve gelişmekte olan iş yükleriyle ekosistem, hem inovasyona hem de dağıtık hizmetler prensiplerine dayalı kıyaslanabilir çözümlere yönelecek" dedi.

Günümüzün Ağ Hizmetler Modelini Yeniden Tasarlamak

Veri merkezi ağları geçtiğimiz 10 yılda gelişmekte olan uygulama mimarilerinin hacmini ve hızını karşılayan daha yüksek performanslı 25/100/400G spine leaf topolojilerine dönüşürken, güvenlik ve hizmet mimarileri ise bu dönüşümden payını alamadı.

Veri merkezindeki doğu-batı trafiğinin şiddetli büyümesiyle merkezileştirilmiş güvenlik uygulamaları verimsiz, pahalı ve yönetmesi zor bir hale geliyor. Basit bir ifadeyle, veri merkezinde uç noktalara hizmet verecek şekilde bir güvenlik donanımları konumlandırmak yoğun ölçüde performans, maliyet ve operasyonel zorluk anlamına gelmektedir.

Buradaki sorun, trafiğin bir hizmetten diğerine gitmek için fiziksel bir ana bilgisayardan ayrılma ihtiyacı doğurmayacağı mikro hizmet tabanlı uygulamalar tarafında daha da yoğunlaşır. Bu, bazı uygulama trafiklerinin donanımsal güvenlik duvarı, IPS ya da diğer güvenlik cihazları tarafından tespit edilemeyeceği anlamına gelir ve kurumları kendi içlerinden gelebilecek saldırılara karşı savunmasız bırakır.

Yeni, Dağıtık Hizmetler Mimarisine Taşınmak

Pensando'yla birlikte geliştirilen Aruba CX 10000 Serisi Anahtarı, eski mimarilerin getirdiği kısıtlamaların üstesinden gelen tamamen yeni nesil bir anahtarlama çözümü sunuyor. Aruba CX 10000, operatörlerin durum bilgili dağıtık mikro segmentasyon, doğu-batı trafiğini kapsayan güvenlik duvarı ve uzaktan ölçüm hizmetleriyle birlikte sektör standardı spine leaf ağlarını genişletmesini sağlıyor. Tüm bunlar, kritik kurumsal uygulamaların her nerede çalışıyorsa yakınında, her bir erişim noktasında ve tüm zaman dilimlerinde gerçekleşiyor.

Bu çözüm, trafiği ağ üzerinden bir merkezi politika uygulama noktasına doğru sürmenin elverişsiz ve maliyetli olduğu durumlarda, gelişmiş ağ oluşturma ve güvenlik hizmetlerini dağıtmak için performans, ölçek ve otomasyondan meydana gelen benzersiz bir karışım sunuyor. Kurumlar artık bu tür hizmetleri, uygulamaların çalıştığı ağ erişim katmanı ucunda yürürlüğe koyabiliyor. Ana kullanım senaryoları aşağıdakileri içeriyor:

Şirket İçi Kurumsal Veri Merkezleri ve Özel Bulut Donanım tabanlı güvenlik uygulamalarıyla donatılmış merkezi çalışan, geleneksel veri merkezi mimarileri performans, çeviklik ve maliyette yarattığı yüklerle sürdürülebilir olmaktan çok uzakta ve artık süresini dolduruyor. Aruba CX 10000 aynı çatı altında toplanan ağ ve güvenlik otomasyonunun yanı sıra politika yönetimiyle gelişmiş hizmetleri veri merkezi ucuna dağıtan etkili bir mimari sunuyor. Bu yeni çözümle yerel trafiği merkezi bir dar geçitte sabitleme ihtiyacı olmaksızın ağ bant genişliği ve performansını optimize ederek, uygulama yayılımı, karmaşıklığı ve maliyeti sınırlı ölçülerde tutarak güvenlik omurgası iyileşiyor. Uçta Ortak Yerleşim – Bulut Tedarikçilerini Güvenli Bir Şekilde Birbirine Bağlama

Geleneksel uygulamaları kullanarak genel buluta erişimi şifrelemek aşırı maliyetli bir işlemdir. Birçok müşterinin genel bulut kaynaklarına tüm erişimi şifreleme zorunluluğu vardır. Aruba CX 10000, şirket içi veya ortak yerleşimdeki veri merkezlerinden genel buluta tam erişim için uçtan uca uzaktan ölçümle kenar ağda yönlendirme, hat hızında şifreleme, güvenlik duvarı ve NAT sağlar. Bu çözüm toplam sahip olma maliyetini önemli ölçüde düşürür, optimize edilmiş bir güvenlik mimarisi sunar ve BT'deki hatalı yapılandırmaları ve buna bağlı riskleri azaltır.   

Aruba ESP (Kenar Servisleri Platformu) uzaktan erişim, şube, kampüs ve veri merkezinin de dahil olduğu tüm alanlardaki kenar hizmetleri birleştirmek, otomatize hale getirmek ve güvenliğini tesis etmek için tasarlanmıştır. Aruba CX 10000 müşterilerin Sıfır Güven'e dayalı ağ mimarisini veri merkezinin daha derinlerine, ağ ve sunucu ucuna genişletmelerine yardımcı olarak, her bir anahtar bağlantı noktasında 800G E-W Durum Bilgisi Hizmetleri'ni sunar ve kritik uygulamalar ile iş yüklerinin güvenliğini ciddi anlamda ölçeklendirir ve güçlendirir.

Aruba'nın platinum iş ortağı Dasher Technologies'in satıştan sorumlu Başkan Yardımcısı John Galatea, "Aruba'nın Dağıtık Hizmetler yaklaşımını sunucudan ağın en üst seviyedeki katmanına yükselterek bir sonraki seviyeye taşımasından heyecan duyuyoruz. Müşterilerimizin ağ ve altyapı kaynaklarını optimize ederken Aruba CX 10000'in sağladığı iyileştirilmiş seviyeye göre ayrıntılandırılmış güvenlik ve görünürlükten faydalanacağına inanıyoruz. Bu mimari, uygulamaların ve iş yüklerinin işlendiği noktalara güvenlik çözümünü daha da yakın bir hale getirerek, eski çözümlerin getirdiği kısıtlamaların aşılmasını sağlıyor." dedi.

HPE/Pensando İş Birliği Genişliyor

Bu yeni çözüm, HPE'nin ProLiant sunucularında, HPE Apollo sistemlerinde ve HPE Edgeline Converged Edge sistemlerinde fabrika çıkış seçeneği olarak sunulan, daha önce açıklanan HPE Sunucuları İçin Pensando Dağıtık Hizmetler Platformu'nu (DSP) bütünleştiriyor.

Aruba CX 10000, SmartNIC uygulamalarını bütünleştirmek ya da artırmak için halihazırda kullanılan eski uygulamaları veya altyapıdan bağımsız/heterojen ortamların da dahil olduğu kullanım senaryolarını içeriyor ve bu akıllı hizmetlerin uygulama alanlarını, veri merkezi ağ yapısına kadar genişletiyor.

Pensando Systems CEO'su "Bugün yapılan duyuruyla Pensando'nun Dağıtık Hizmetleri'nin sektör lideri Aruba'nın anahtarlama platformuna dahil edilmesi, HPE ve Pensando arasındaki iş birliğini daha da genişletiyor. Sıfır Güven'e dayalı özel bir bulut oluşturmak için gerekli eski teknolojilerin ortadan kaldırılması daha önce hiç bu kadar kolay ve düşük maliyetli olmamıştı" dedi ve ekledi: "İlişkimizi sürdürmeyi ve pazara ek çözümler getirmeyi dört gözle bekliyorum."

İş birliğinin bir parçası olarak Pensando, Savunma Patent Satın Alım Programı aracılığıyla HPE'nin geniş patent portföyüne ayrıca erişiyor.

Satış Tarihi

Hızlandırılmış durum bilgisi veren güvenlik duvarı, Sıfır Güven'e dayalı segmentasyon, ERSPAN, uzaktan ölçüm hizmetleri ve DDoS korumasının da dahil olduğu Aruba CX 10000, Ocak 2022'den itibaren satışta olacak.



61 Samsung telefona yasak geldi

En büyük rakibi Çinli Xiaomi'nin pazar payı açısından birkaç ekstra puan kazanabilmiş olmasından dolayı, Samsung'un akıllı telefon işi bu yazın başlarında Rusya'da çok iyi değildi. Samsung, ülkede Galaxy M52 5G ve M22'nin piyasaya sürülmesinin Xiaomi ile olan bu açığı kapatacağını umuyordu, ancak şimdi şirketin çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya olduğu ortaya çıktı.

İsviçreli şirket SQWIN SA'nın dava açmasının ardından bir Rus mahkemesi, Samsung'un Rusya'da 61 akıllı telefon modelini ithal etmesini ve satmasını yasakladığı bildirildi. Şirket, Samsung Pay platformunun Rusya'da dosyalanan bir elektronik ödeme sistemi patentini ihlal ettiğini iddia ediyor.

Reuters'in RIA haber ajansına dayandırdığı habere göre, SQWIN SA davayı bu yılın başlarında açtı ve 27 Temmuz'da mahkeme bir karara vardı. O sırada, bu iddiadan hangi akıllı telefon modellerinin etkilendiği belli değildi ve SQWIN SA, Ağustos ayında mahkemede yaptığı bir açıklama ile 61 Samsung telefonunun Rusya'da yasaklanabileceğini netleştirdi.

Karar henüz yürürlüğe girmedi ve Rus mahkemesi, Samsung'un bir ay içinde itiraz etme hakkına sahip olduğunu açıkladı. Sonucu zaman gösterecek olsa da, Samsung'un işinin zor olduğu bir gerçek. 61 akıllı telefon modeli en son raporda listelenmedi, ancak bu sayı muhtemelen Samsung Pay platformunu destekleyen hemen hemen tüm Galaxy telefonlarını kapsayacak kadar büyük bir hizmet...



Çok yönlü e-ticaret platformu

DePauli Systems, Ege Serbest Bölge'de ile kurulduğundan bu yana  Almanya'nın başarılı iş devi Renata DePauli ve Türkiye'den Kemal Akça yönetiminde büyük başarılara imza attı.

DePauli Holding, 1997 den itibaren edindiği 25 yıllık e-Commerce tecrübesini, yine kendisinin kurmuş olduğu DePauli Systems bünyesinde, dünyada bir ilk olan, ödeme sistemleri ile iş dünyasının ihtiyaç duyabileceği bileşenleri bir araya getiren bir platform hayata geçirdi.  Bu platform, farklı ölçeklerdeki e-ticaret uygulamalarına ortak bir yapı sunuyor.

Microsoft Gold Partner'i NephOSystems'in Azure Managed Service desteği ile bu platform, ödeme süreçlerini kontrol altına alırken, kargolama süreçlerine de entegre oluyor ve ihtiyaç duyulan bilgileri toplayabiliyor. Güncel ve yeni ödeme yöntemleri sisteme dahil ediliyor ve platformda kullanımla sunulabiliyor. Bu ödeme yöntemlerine entegrasyon sürecinde mümkün olan tüm olanaklardan faydalanılıyor. Ödeme işlemleri parçalı olarak yapılabiliyor ve iade işlemleri de benzer süreçler üzerinde çalışarak tüm sipariş hareketleri tek bir noktadan yönetilebiliyor.

Bu platform, sadece bir ödeme platformu olarak işlev görmüyor. Platformun sipariş sürecinde dahil olduğu adımları destekleyici fonksiyonlara da sahip. Uluslararası ticaret kurallarına uygun olarak KDV tanımlamaları yapılabiliyor. Bununla birlikte, pazarlama süreçlerine dahil olarak kupon ve kampanya yönteminin yapılmasını da sağlayabiliyor. Satış sürecinde bu verilerin kullanılması durumunda yeniden sipariş süreci platform tarafından doğru bir şekilde yönetiliyor ve kampanya veya kuponun kullanımı ile ilgili istatistikler oluşturulabiliyor.

Platform tarafından gerçekleştirilen siparişler analiz edilebiliyor ve buna göre; ülke, tarih ve ödeme yöntemi bazında, tercih edilen ürün ve kategorileri bazında en çok kullanılan kuponlar, eski ve yeni müşteriler, günlük login bilgileri, bir önceki dönem ile mevcut dönem arasındaki sipariş analizi (günlük, aylık, yıllık) gibi çok detaylı istatistikler sunulabiliyor.

Mobil destek, iş sürekliliği ve güvenlik

Ürünün Mobil uygulaması ile ihtiyaç duyulan bilgilere hızlıca ulaşılabiliyor ve ortaya çıkabilecek her turlu sorun, sistem yöneticilerine nerede olursa olsunlar derhal iletilebiliyor. Platform, müşterilerin sipariş davranışlarına göre segmentasyon yapabiliyor ve Fraud modülü ile destekleyerek anomali tespiti yapabiliyor ve bunu raporlayabiliyor.

Kolay kullanım

Platforumun sepet ve sipariş modülünü kullanabilmek oldukça kolay. Hesap tanımı yapıldıktan sonra Javascript SDK'sına platformdan verilen parametrelerin verilmesi ile birlikte çalışmaya başlayabiliyor. Aynı şekilde platform üzerinde Sepet ve sipariş adımlarının görsel tasarımları yapılabiliyor. Bu şekilde sepet adımlarının görsel tasarımının özelleştirilmesi sağlanıyor. Benzer şekilde, müşteri sipariş süreci ile ilgili olarak e-mail aracılığı ile bilgilendiriliyor. Bu bilgilendirme içerikleri platform üzerinde özelleştirilebiliyor.

Platforma farklı kullanıcı profillerinin girişi mümkün. Bu sayede, müşteri hizmetleri, reklam, muhasebe, finans süreçlerine bilgi akışı sağlanıyor. Örneğin, sitede gezen ve sepet işlemi yapan müşteri bilgileri görüntülenebiliyor. Müşteriden, herhangi bir adımda gelen şikayetler bu sayede incelebiliyor, yönlendirme yapılabiliyor ve  müşteri adına süreç ilerletilebiliyor.

Ayrıca günlük olarak oluşan kullanıcılar tarafından oluşan hatalar izlenebiliyor ve gerektiğinde müşteriye ulaşarak sürecini ilerlemesi için yardımcı olunabiliyor. Sonuç olarak her seviyede ihtiyaç duyulan veriyi olabildiğince görünür kılarak çözüm üretilmesi için harcanan sürenin azaltılmasına ve verimin artırılmasına katkı sağlanıyor.

Platform, ürettiği sipariş analizlerini ve kullanıcı davranışlarına göre oluşan sistemsel izleri günlük olarak otomatik rapor ediyor ve platforma girilmese bile hesap sahiplerinin durum hakkında bilgi sahibi olması konusunda destek olunuyor. Tek sayfa sipariş verilebilme imkanı sayesinde sosyal medya üzerinden pazarlamanın sipariş ve ödeme sürecini ek bir uygulamaya ihtiyaç duymadan karşılayabiliyor. Platformun sağladığı SDK sayesinde müşteri, kendi profilinde sipariş sürecini takip edebiliyor ve kendi bilgilerini erişip değiştirebiliyor.

DePauli Systems e-ticaret platformu hakkında daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.



21 Ekim 2021 Perşembe

Sosyal ağ devine dev talip!

PayPal'ın Pinterest'i satın almak için görüşmeler yaptığı ve pazarlıklarda son aşamaya gelindiğine dair haberler yayılıyor. Reuters'in haberine göre, Paypal Çarşamba günü sosyal ağı satın almak için 45 milyar dolarlık bir teklifte bulundu. Potansiyel satışla ilgili haberler ilk olarak Bloomberg tarafından günün erken saatlerinde bildirildi. Anlaşmanın değerinin yaklaşık 39 milyar dolar olacağı ve PayPal'ın bunu çoğunlukla hisse senedi yoluyla finanse etmeyi planladığı belirtiliyor.

İlk bakışta, PayPal'ın Pinterest'e olan ilgisi kafa karıştırıcı gibi görünebilir, ancak bu satın alma, şirketin büyüyen sosyal ticaret alanında bir yer edinmesine yardımcı olabilir. Bu, Pinterest'in 2015'ten beri aktif bir oyuncu olduğu bir alan. Pinterest aynı zamanda güvenli bir yatırım olarak değerlendiriliyor, zira sosyal medya ağı, Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlarda yaşanan şikayetlerden ve sorunlardan her zaman uzak kalmayı başardı.



Samsung'dan bir dev ortaklık daha!

Bir Samsung Group firması olan Samsung SDI, dünyanın en büyük pil üreticileri arasında yer alıyor. Hyundai ve Rivian gibi şirketlere elektrikli araçlar için pil tedarik eden firma, artık diğer markaların elektrikli otomobilleri için de pil üretmek istiyor ve bu amaç için küresel otomobil üreticisi Stellantis ile bir ortak girişime dahil oldu.

Anlaşmanın boyutuyla ilgili herhangi bir ayrıntı açıklanmış değil ancak uzmanlar bunun birkaç milyar dolar değerinde olabileceğini söylüyor. Kısa bir süre önce Samsung SDI ve Stellantis'in ABD'de bir pil üretim tesisi kurmak için bir MoU (Mutabakat Anlaşması) imzaladığı bildirildi. Stellantis, iki büyük otomobil markası Fiat Chrysler Automobiles NV ve PSA Groupe'un birleşmesinin sonucunda ortaya çıkmıştı.

Stellantis; Citroen, Dodge, Chrysler, Fiat, Jeep ve Maserati gibi çeşitli otomobil markalarını bünyesinde barındırdığı için EV alanında güçlü bir ortak olarak görülüyor. Şirket, arabalarının elektriklenmesi ve yazılım geliştirme için 2025 yılına kadar yaklaşık 34,9 milyar dolar yatırım yapacağını açıkladı.

Samsung SDI'nin şu anda Çin, Macaristan ve Güney Kore'de birer tane olmak üzere üç pil tesisi bulunuyor. Firma, LG Energy, SK On, Panasonic, CATL ve BYD gibi firmalarla rekabet ediyor...



Facebook ismini değiştirebilir!

Facebook, son birkaç yıldır veri gizliliği, güvenlik, algoritmasının nasıl çalıştığı gibi konularla ilgili tartışmaların içerisinde. Son olarak eski bir çalışan Frances Haugen, bir dizi şirket belgesini sızdırdı ve hatta ABD'de Kongre'de yaptığı konuşmada Facebook'un ana amacının, platform kullanıcılarına zarar verse bile karı en üst düzeye çıkarmak olduğu konusunda ifade verdi.

Şimdiyse Facebook'un yeniden isimlendirmeyi ciddi biçimde düşündüğünü iddia eden yeni bir haber ortaya çıktı. Bu haber, konuyla ilgili doğrudan bilgisi olan bir kaynağı referans alan The Verge'den geliyor. Temel olarak Facebook, şirket olarak aynı adı taşıyan sosyal medya platformu ile farklı bir isme sahip olmanın doğru olacağını düşünüyor. Yeni ismin, şirketin aktif olarak işe alım gerçekleştirdiği yeni bir girişim olan Metaverse'e oldaklanmasını yansıtması olası görülüyor.

Konsept henüz çok erken aşamalarında olsa da, Metaverse, insanların kulaklıklarını takıp sanal bir dünyada yaratmak, alışveriş yapmak, öğrenmek, oyun oynamak, çalışmak veya sadece arkadaşlarla takılmak için bir araya gelmelerine izin verecek. Facebook, gerçek hayattaki etkileşimleri taklit edeceği için bu sanal alanın daha organik bir his verdiğini düşünüyor.

Şirketin sosyal medya platformundan farklı bir isme sahip olarak ayrılması, hiyerarşi anlamında da mantıklı olacaktır. Yeni kurulan ana şirket, Facebook, WhatsApp, Instagram, Oculus ve benzeri platformları yönetecek.

Bu karar, Google'ın ana firmasını Alphabet olarak isimlendirmesi veya Snap Inc. olarak yeniden markalanarak "sohbet" (chat) yönüne bağlı kalmadan farklı birçok ürün yayımlayan Snapchat'in kararından çok farklı olmayacaktır.

Haberde, Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg'in şirketin 28 Ekim'deki etkinliğinde yeniden isimlendirme hakkında konuşacağı, ancak bunun daha önce gerçekleşmesinin bile mümkün olabileceği söyleniyor. Ayrıca, görünene göre yeni isim üst düzey yöneticilerin birçok üyesinden bile gizli tutuluyor. Tabii ki Facebook'un bu bilgilerin hiçbirini açıkça onaylamadığını belirtmekte fayda var, bu yüzden şimdilik bu habere şüphe ile yaklaşmakta fayda olabilir.



20 Ekim 2021 Çarşamba

Ofiste hibrit dönem başladı

İşverenler çalışanların katılımını, işbirliğini ve üretkenliğini en üst düzeye çıkaran sürdürülebilir çalışma koşulları yaratmak için yeni model arayışlarına devam ediyor. Halihazırda hibrit ve karma model uygulayan şirketlerin sayısı yüzde 40'ı geçti. Pandemi sonrası iş esnekliğini önemseyen kuruluşlar çalışanlarda ortaya çıkan yeni eğilimleri dikkate alarak 5 farklı hibrit çalışma modelini teşvik ediyor. Esnekliğin ön planda olduğu tercihler, bölünmüş haftalık, ihtiyaç, hafta hafta paylaşım, vardiyalı çalışma ve karma modellerinden oluşuyor. Araştırmalara göre şirketlerin yüzde 80'inden fazlası esnek çalışma modeline sıcak bakıyor. Yeni dönemde çalışanlar,  iş- özel yaşam dengesi ve aile faktörüne hassasiyetle yaklaşan çalışma düzenlemesi bekliyor.

"Uzaktan çalışma zaman ve enerji tasarrufu sağlıyor"

Yeni iş dinamiklerini değerlendiren Champs Kurucu ve Yöneticisi Mahir Tüzün hemen hemen tüm şirketlerde hibrit ağırlıklı karma bir model uygulandığını vurguladı. Hibrit modelin çalışana trafikte enerji ve zaman tasarrufu sağladığını bunun yanı sıra ebeveynliğin çoğu şirkette yeni çalışma modelini şekillendirdiğini aktaran Tüzün konuşmasını şöyle sürdürdü: "Uzaktan çalışma ortamlarının esnekliğini deneyimleyen pek çok kişi ofise geri dönmek istemiyor. Özellikle iş-özel yaşam dengesi öncelikli çalışanlarla, çocukları okula dönemeyen anneler hibrit çalışma modelini tercih ediyor. Aile sorumluluklarını desteklemek isteyen şirketler tamamıyla evden çalışma opsiyonunu da çalışanlarına sunuyor. Bunun yanı sıra, çalışan trafiğe girmeyerek yolda geçen süreyi tamamen ortadan kaldırıyor. Bu sayede yüzde 30'un üzerinde verimlilik artışı sağlıyor. Esneklikten yararlanan ve kapsamını genişleten kuruluşlar yetenekleri çekmek, rekabette üstünlük sağlamak ve iş hedeflerine ulaşmak için oldukça avantajlı durumda. Harekete geçmemek risk yaratır."

"Kurumlar, insan merkezli iş tasarımını benimsemeli"

Pandemi sonrası, hibrit çalışma dönemi için bir iş yeri stratejisi oluşturma zorunluğunu işaret eden Mahir Tüzün, yapılması halinde insanlar ve firmalar için kazancı beraberinde getiren ipuçları verdi. Hibrit ve uzaktan çalışmanın geleceğini değerlendiren Tüzün, şu noktalara değindi: "Kurumlar, insan merkezli iş tasarımını benimsemeli. İşverenler çalışanları, çalışma ortamları üzerinde daha fazla kontrol sahibi yaparak daha üretken hale getirmeli. Hibrit çalışmanın faydalarını en üst düzeye çıkarmak için organizasyon kültürü geliştirilebilir. Yöneticiler hibrit bir çalışma ortamında çalışanları denetlemek için ihtiyaç duyacakları becerileri geliştirmeli. En önemlisi de kısa vadede hibrit çalışmayı optimize etmek ve uzun vadede kurumsal refahı artırmak için gereken teknolojilere ve uygulamalara öncelik verilmeli. Çalışanların dijital gelecekte ihtiyaç duyacakları beceri ve yetkinlikleri belirleyerek, onların gelişmesine destek olunmalı."



19 Ekim 2021 Salı

Gates'e, kadın çalışana mail yasağı

Microsoft yöneticileri, şirketin kurucu ortağı Bill Gates'e 2008 yılında bir kadın çalışana "uygunsuz e-postalar göndermeyi bırakmasını" söylediği iddia edilmişti. Bu iddialar, Microsoft tarafından e-posta yoluyla da onayladı. The Wall Street Journal, daha önce de Gates'in 2020'de Microsoft'un yönetim kurulundan ayrılmasının nedeninin, bir çalışanla yaşadığı gayrı meşru ilişkinin araştırılması olduğunu iddia etmişti.

Mayıs ayında Bill ve Melinda Gates, 27 yıllık evlilikleri sona erdirdiklerini açıklamıştı.

Habere göre, 2008'de, o zamanki genel hukuk danışmanı Brad Smith (şimdi Microsoft'un başkanı) ve o zamanın insan kaynakları patronu Lisa Brummel (artık emekli), Gates ile bir önceki yıl bir kadın çalışanla yaşadığı e-posta alışverişi hakkında konuştu. Gates'in çalışana iş dışında buluşmayı teklif ettiği söyleniyor.

Bir şirket sözcüsü, e-postaların "açıkça cinsel olmadığını", ancak uygunsuz görüldüğünü söyledi. Gates'in bu tür e-postaları göndermeyi durdurmayı kabul ettiği ve çalışanın hiçbir zaman şikayette bulunmadığı bildirildi. Bill Gates konu hakkında kişisel bir açıklama yapmadı.



18 Ekim 2021 Pazartesi

Bitcoin madenciliğinde yeni dönem

Twitter'ın yöneticisi ve Square'in CEO'su Jack Dorsey, Square'in özel silikon ve açık kaynaklı yazılım kullanarak kendi Bitcoin madencilik sistemini kurmayı "düşündüğünü" söyledi. Dorsey attığı bir tweet'te, "Square, dünya çapındaki bireyler ve işletmeler için özel silikon ve açık kaynağa dayalı bir Bitcoin madencilik sistemi kurmayı düşünüyor" diye yazdı.

Böyle bir projenin, Bitcoin donanım cüzdanı Square'in bu yaz başında çalışmaya başlamasıyla benzer bir yaklaşımı izleyeceğini de sözlerine ekledi. Ancak, ödeme şirketi için bir madencilik sistemi oluşturmak, yalnızca bir cüzdan oluşturmaktan çok daha karmaşık. Özel çipler oluşturmak, Dorsey'in de söylediği gibi, "çok pahalı" ve Bitcoin'in büyük bir destekçisi olan ödeme şirketi için yeni bir alan açacak gibi görünüyor.

Dorsey, "Madenciliğin daha verimli olması gerekiyor" diye yazdı ve ekledi: "Temiz ve verimli enerji kullanımına yönelmek Bitcoin'in ekonomisi, etkisi ve ölçeklenebilirliği için harika. Enerji, silikon, yazılım ve entegrasyonda inovasyon gerektiren, sistem düzeyinde bir sorun."

Dorsey, donanım cüzdanı planlarıyla ilgili daha önceki tweet'lerinde olduğu gibi, madencilik sisteminin gerçekte nasıl çalışacağı hakkında çok fazla ayrıntı paylaşmadı. Ancak amacın, madenciliği daha verimli ve daha fazla insan için erişilebilir hale getirmek olduğunu açıkça belirtti. Bu ikisi, kripto para madenciliği ile ilgili en önemli konular olarak biliniyor.

Bitcoin ile ilgili güç kullanımı son yıllarda rekor seviyelere ulaştı ve kripto para biriminin iklim değişikliği üzerindeki etkisiyle ilgili büyük endişe yaratmış durumda. Madencilik ayrıca GPU'ların fiyatlarını da artırdı ve bu da ortalama bir kripto meraklısının kendi başına madencilik yapmasını giderek daha zor hale getirdi.



Akıllı telefonlarda tehlike çanları

Küresel yarı iletken krizi bu yılın üçüncü çeyreğinde akıllı telefon firmalarına ciddi bir darbe vurdu. Dünya çapında akıllı telefon sevkiyatlarında yüzde 6 gibi bir düşüş görüldü, ancak pazar payı açısından Samsung cephesinde herhangi bir değişiklik olmadığı görülüyor.  Bu yılın üçüncü çeyreğinde Samsung'un akıllı telefon pazar payı yüzde 23 olarak ortaya çıktı. Apple, Vivo ve Oppo gibi rakipler ise paylarını çok düşük bir düzeyde artırabildi. Apple, Xiaomi'yi az bir farkla geçerek ikinci sıraya yerleşti. Pazar araştırma firması Canalys'in verilerine göre, bu atılımın nedeni, iPhone 13'e olan yüksek talep.

Bu yıl özellikle yılbaşı alışverişlerinde cep telefonlarında kampanyalar göremeyebiliriz. Her yıl bu dönemde kampanyalar yapılır ve satışlar artardı. Ancak uzmanlar küresel yarı iletken krizinin 2022'de de süreceğini düşünüyor. Bu da firmaların değil kampanya yapmak, tersine fiyatlarına küçük zamlar yapmalarına neden olabilir.  

Akıllı telefon markaları, tedarik zincirinde son dakika değişiklikleri yaparak hasarı azaltmaya ve yüksek talebi karşılamaya çalışıyor. Ancak Canalys'e göre bu, çoğu zaman perakende ve dağıtım kanallarıyla yanlış iletişimlere yol açıyor.

Yılbaşı alışverişi sezonunda talep daha da yüksek olacağından durum yıl sonunda daha da kötüleşebilir. Envanterler zaten azalıyor ve bazı perakende kanallarının, karşılayamayacaklarından korktukları için tatil fırsatları sunmakta isteksiz oldukları bildiriliyor. Bu yüzden de bu yıl yılbaşı indirimleri olmayacak gibi görünüyor.  



15 Ekim 2021 Cuma

Samsung'un büyük Exynos planı!

Samsung'un 2022 yılında piyasaya çıkacak Exynos çip setlerine büyük inancı var gibi görünüyor. Bu nedenle şirketin, gelecek yıl Galaxy akıllı telefonlarda Exynos kullanma oranını iki veya üç katına çıkarmak için planları olduğu bildiriliyor.

2022 yılında Exynos'un en çok beklenen çözümünün Exynos 2200 olduğunu söyleyebiliriz. Bu çözümün, AMD grafiklerini kullanan ilk Exynos çip seti olması bekleniyor. Erken testlerde ve raporlarda performansı umut verici görünüyor ve elbette Samsung, Exynos 2200'ün Qualcomm'un kendi üst düzey çip seti olan Snapdragon 895'e karşı değerini kanıtlayacağını umuyor.

Daha da önemlisi, şirket 2022'de piyasaya sürülmesi planlanan çok daha fazla Galaxy akıllı telefonun Exynos SoC'lerini kullanmasını istiyor.

Şu anda tüm Galaxy akıllı telefonların yaklaşık yüzde 20'si Exynos çip setleriyle donatılmış durumda. Diğer yüzde 80'lik kısım ise Qualcomm ve Mediatek dahil olmak üzere diğer çip üreticileri tarafından destekleniyor. Samsung önümüzdeki yıl bu durumu değiştirmek istiyor ve yaklaşan Galaxy A53 ve Galaxy A73'ün yeni Exynos çip setlerine sahip olabileceğini şimdiden duyuldu.

ET News tarafından aktarılan yeni bir habere göre Samsung, bu iki ikonik orta sınıf serisinden bağımsız olarak, Galaxy akıllı telefonları arasında Exynos çip setlerinin kullanılma oranını yüzde 20'den yüzde 50 - 60'a çıkarmak istiyor.

Temel olarak bu, 2022'de piyasaya sürülmesi planlanan çok daha fazla Galaxy akıllı telefonun Exynos çip setleri tarafından desteklenebileceği anlamına geliyor. AMD artık çip geliştirmede bir Samsung ortağı olduğundan dolayı, bu geçiş müşterilerin lehine çok iyi sonuç verebilir. Öte yandan, yeni nesil Exynos çip setlerinin tam olarak nasıl performans göstereceğini bilmiyoruz, bu nedenle daha yüksek bir kullanım oranının uygun olup olmayacağını zaman gösterecek.

Ayrıca Samsung'un önümüzdeki yıl Galaxy akıllı telefon sevkiyatlarını yaklaşık 50-60 milyon adet artırmayı ve yaklaşık 320 milyon sevkiyata ulaşmayı hedeflediği de bildiriliyor. Küresel yarı iletken kıtlığı göz önüne alındığında bunun mümkün olup olmayacağını söylemek ise oldukça zor...



11 Ekim 2021 Pazartesi

Güvenlik şirketine gelinlik davası

Web sitesi güvenlik şirketi Cloudflare, iki ABD gelinlik şirketi tarafından kendisine karşı açılan bir telif hakkı ihlali davasını kazandı. Mon Cheri Bridals ve Maggie Sottero Designs, katalog içeriklerini gelinlik satmak için kullanan birkaç sahte web sitesi keşfettikten sonra harekete geçti. Her iki şirket de, telif hakkıyla korunan tasarımlarını ihlal eden web sitelerinin hizmetlerini sona erdirmediği için Cloudflare'in telif hakkı ihlaline katkıda bulunarak suçlu olduğunu iddia etti.

İki şirket davalarını 2018 yılında açtılar, ancak neredeyse üç yıl sonra, ABD Bölge Yargıcı Vince Chhabria, Cloudflare'in iddia edilen ihlale maddi katkıda bulunmadığına karar verdi.

Cloudflare bir blog gönderisinde şunları söyledi: "Çevrimiçi ihlali engelleyemesek de, telif hakkı sahiplerini, bu tür içeriği internetten gerçekten kaldırabilen barındırma sağlayıcıları ve web sitesi operatörleriyle bağlayarak sorunu çözmelerine yardımcı olmak için kötüye kullanım süreçleri oluşturduk."

Dava, gelinliklerin sahte versiyonlarını satan web sitelerinin çoğunun Çin'de bulunduğunu ve isimleri bilinmeyen yüzlerce davalının listelendiğini ortaya çıkardı.

Sattıkları tasarımların tüm fotoğraf görüntülerinin telif hakkına sahip olan gelinlik şirketleri, Cloudflare hizmet paketini kullanarak tasarımcılarının telif hakkıyla korunan fotoğraflarını içeren, görüntüleyen ve kullanan 365'ten fazla Cloudflare müşterisini belirlemek için Counterfeit Technology'nin (Sahtecilik Teknolojisi) yardımını kullandı.

Dava, Cloudflare'ın hüküm ve koşullarında, yasaların herhangi bir ihlalinin hizmetin feshedilmesini haklı çıkardığına ve "CloudFlare'in politikasının bu hizmet şartlarının ihlallerini araştırmak ve tekrarlayan ihlalleri sona erdirmek" olduğuna dikkat çekti. Gelinlik şirketleri ise, şart ve koşullarına göre sahte web siteleriyle başa çıkmak için Cloudflare'a güvendiklerini söylüyordu.

Yargıç Chhabria, Cloudflare hizmetlerinin ihlal sürecinde önemli bir katkısı olduğuna dair hiçbir belirti olmadığını da sözlerine ekledi...



10 Ekim 2021 Pazar

Artık veri sızdırmayacaklar!

Dünyanın en büyük sözleşmeli yonga üreticisi ve büyük bir Apple tedarikçisi olan Tayvanlı firma TSMC, bundan böyle hassas verileri sızdırmayacağını belirten resmi bir açıklama yaptı. Bu açıklamanın, ABD'nin tedarik zincirinde daha fazla şeffaflık talebine uygun olarak yapıldığı belirtiliyor. Şirketin beyanı, her ne kadar müşterilerini korumaya istekli olduğunu gösterse de, bunu hangi ölçüde yapacağı konusunda belirgin bir bilgi bulunmuyor.

TSMC avukatı Sylvia Fang, Reuters'e yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Endişelenmeyin. Şirketimizin hassas bilgilerini, özellikle müşterilerle ilgili olanları kesinlikle sızdırmayacağız. Müşteri güveni, şirketimizin başarısının en önemli unsurlarından biridir."

Geçen ay Beyaz Saray, otomobil üreticilerine, çip imalat şirketlerine ve diğer donanım üreticilerine, ABD'de otomobil üretiminin azalmasına ve mevcut çiplerin fiyatını yükselmesine neden olan yarı iletken krizi hakkında bilgi vermeleri için bir talepte bulunmuştu. Talep Apple, Daimler, BMW, GlobalFoundaries, Micron, Microsoft, Samsung, TSMC, Intel ve Ampere Computing'e yapılmıştı.

Hem TSMC hem de Tayvan Hükümeti, çip sıkıntısını çözmek için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını defalarca söylediler. Buna ek olarak, TSMC, küresel kıtlığın ortasında çip kapasitesini genişletmek için önümüzdeki üç yıl içinde 100 milyar dolar harcama sözü verdi. Bundan bağımsız olarak, Tayvan hükümeti de ayrıca ABD ticaret yasalarına ve kurallarına saygı duymalarına rağmen, herhangi bir "mantıksız talep" alırlarsa Tayvanlı şirketleri destekleyeceğini açıkladı.



Apple'a 5G davası!

Ericsson, iPhone üreticisi Apple'a 5G patentleri için adil ödeme koşulları oluşmadığı gerekçesiyle dava açtı. Ericsson ve Apple daha önce 2015 yılında da benzer şekilde karşı karşıya gelmiş, yine bir patent sorunu olan o konu ise halen sürüyor. Tam 7 yıldır mahkemelik olan 2 şirketin bu davası 2022 yılında sonuçlanacakken, Ericsson'un şimdi Apple'a karşı yeni bir yasal işlem daha başlatması, ipleri de ister istemez geriyor.

Ericsson ve Apple uzun zamandır beraber çalışıyorlar ve 5G konusunda da çalışmaya devam edecekler. Ancak Ericsson, Apple'dan cihaz başına daha fazla telif istiyor. Apple ise, istenen bedeli ödememekte ısrarcı gibi. 2 şirket, bunu mahkeme salonlarında çözecek; tabii ki bu dava da 7 yıl kadar sürebilir. Bekleyip göreceğiz.

Ericsson, yalnızca Apple ile çalışmıyor. Huawei'den cihaz başına 2.5 dolar alan şirket, Nokia'dan ise yine cihaz başına 3.57 dolar elde ediyor. Tabii ki herkes patent sahibine gerekli telifi ödemekle mükellef, ancak bazen Apple gibi şirketlerle yasal anlaşmazlıklar da ortaya çıkabiliyor ki Apple'ın pek çok markayla anlaşmazlığı olduğunu da biliyoruz. Misal, Apple, Epic Games ile de bir davalık olmuştu.