asteroit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
asteroit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2021 Pazartesi

Dünya'ya asteroit çarpmasaydı...

Asteroit çarpmaları, hiç şüphesiz olası en tehlikeli doğal afetlerden biri. Ancak, felaket boyutundaki çarpmalar, son dönemlerde yaşanmıyor. Bununla birlikte, Dünya'nın ilk döneminde durum böyle değildi. Dünya, uzaydan gelen asteroitlerin yoğun bombardımanı altında dövülüyordu. Yeni bir çalışma, bu çarpmaların daha önce inanıldığından çok daha sık yaşandığını ve bu yüzden de Dünya'da yaşamı destekleyecek koşulların oluşumunu geciktirmiş olabileceğini ortaya çıkardı.

Çalışmada incelenen çarpmalar, 2,5 milyar ile 4 milyar yıl önceki Arkean döneminde gerçekleşti. Bu süre zarfında, gezegenin ortamı çok farklıydı ve asteroitler tarafından bombalanmak kuşkusuz durumu daha da kötüye götürdü.

Asteroit kalıntılarını analiz eden bilim insanları, bu çarpışmaların etkilerinin bir modelini oluşturdular. Akademik dergi Nature Geoscience'da yayınlanan bulgularına göre, büyük asteroit çarpmaları, mevcut modellerin önerdiğinden 10 kat daha sık olmak üzere yaklaşık 15 milyon yılda bir meydana geldi.

Büyük asteroidler Dünya'ya çarptığında, Dünya'nın kabuğunun bir kısmını eritti ve buharlaştırdı ve yüzeyde büyük bir enkaz bulutu oluşturdu. Bu bulutla yayılan kabuk parçaları kum ve taş olarak tekrar Dünya yüzeyine yağdı. Bir bölgede ne kadar çok bu tür birikim varsa, orada o kadar çok asteroit çarpması yaşandığı anlaşılıyor. 

Arkean dönemi, yaşamın Dünya'da ilk oluşmaya başladığı ve aynı zamanda atmosferdeki oksijenin yavaş toplandığı dönemdi. Oksijenin kendisi, anaerobik alglerin fotosentez sırasında serbest bırakmasından sonra, 2,5 milyar ila 541 milyon yıl önce Proterozoik çağın başlarına kadar atmosferde önemli bir miktarda mevcut değildi. Ancak bu yeni bulgulara göre, asteroit çarpmaları olmasa, Dünya'da oksijenin daha önce birikmiş olabileceği ve buna paralel olarak yaşamın da daha erken ortaya çıkabileceği düşünülüyor.



7 Ekim 2021 Perşembe

Asteroitlerde maden arayacaklar!

Asteroitlerde madencilik yapıp değerli metaller çıkarma fikri artık sadece bilim kurgu filmlerine özgü değil. Özel girişimcilerin bu alanda ciddi ciddi planlar yapmakta olduğunu biliyoruz. Ancak bir sorun var: Bilinen asteroitlerin yalnızca küçük bir kısmında bu değerli metaller bulunuyor ve bu asteroidler ana asteroit kuşağının Dünya'ya uzak noktalarında yer alıyor. Bununla birlikte, daha küçük, ancak Dünya'ya çok daha yakın olan iki asteroit üzerinde yapılan bir çalışma, bunların hem bilimsel hem de ticari açıdan ilgi çekici olduğunu ortaya koydu. Asteroidlerden birinden 50 yıl boyunca çıkarılacak madenlerin 11 trilyon değerinde olduğu tahmin ediliyor.

16 Psyche olarak adlandırılan asteroidde demir, nikel, silikon ve karbon bulunuyor. Ancak bu asteroit Güneş'e en fazla 2,5 astronomi birimi uzaklığa kadar yaklaşıyor. Buradan elde edilecek madenleri Dünya'ya getirmek, inanılmaz büyük bir maliyetin altına girmek anlamına geliyor. NASA önümüzdeki yıl Psyche asteroidine bir araştırma görevi başlatmayı düşünüyor. Bu arada, Planetary Science Enstitüsü'nden astronomlar, ümit vaat eden iki asteroit daha belirlediler. Dünya'ya yakın asteroidler klasmanında yer alan 1986 DA ve 2016 ED85.

Planetary Science Enstitüsü'nden Dr. Juan Sanchez, "Analizlerimize göre iki asteroidde de %85 metal (demir ve nikel) ve %15 silikat malzeme bulunuyor" diyor. Bunun gibi asteroidlerin metal açısından çok zengin olmasının nedeni, aslen Dünya'da olduğu gibi, metallerinin çoğunun çekirdeğe çökmesine yetecek kadar büyümüş bir nesneden kopup gelmiş olmaları. Küçük bir gezegen bir nedenden dolayı parçalandığında, çekirdek parçalar büyük ölçüde metalik bileşimlerini koruyor.

1986 DA yaklaşık 2,4 kilometre genişlikte. Boyut olarak küçük bir asteroit olmasına rağmen hesaplamalara göre 28 milyar ton demir ve 2,5 milyar ton nikel içeriyor. Çok daha az oranlarda da kobalt ve değerli metaller (altın ve bakır) bulunuyor. Eğer bir şekilde uzay madenciliği gerçek olursa, tek bir asteroidden elde edilecek metaller bile Dünya'nın metal ihtiyacını uzun bir süre karşılayabilir.



14 Eylül 2021 Salı

Ezber bozan bir asteroit keşfedildi

Yeni keşfedilen ve Kleopatra 216 olarak adlandırılan bir asteroidi Dünya'nın en büyük teleskoplarından biri ile gözlemleyen astronomlar, bu asteroidin şeklinin bir kemiğe benzediğini belirledi. Bu şekil, onu Güneş Sistemi'ndeki en garip nesnelerden biri haline getiriyor. Gözlemler, asteroit oluşumu hakkındaki bilgilerimizin artmasını sağlayabilir.

Bilindiği üzere, kütle çekimi nedeniyle belli bir büyüklüğün üzerindeki tüm gök cisimleri küresel hale gelme eğilimli. İki tarafında şişkin bölgeler bulunan bir kemiğe benzer şekli ile Kleopatra asteroidi bu teorinin dışında kalıyor. Asteroit hakkındaki araştırmaların sonuçları Astronomy and Astrophysics dergisinde yayınlandı.

SETI Enstitüsü'nden Dr. Frank Marchis, "Kleopatra Güneş Sistemi'mizde benzersiz bir gök cismi olarak karşımıza çıkıyor" diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: "Sıradışı nesneler keşfedip onları gözlemlediğimizde, ilginç bilimsel keşifler yapabiliyoruz. Kleopatra sistemi, bu özelliği ile bizim Güneş Sistemi hakkında daha fazla bilgi edinmemizi sağlayabilir."

Marchis'in Kleopatra'yı sistem olarak tanımlaması, beraberinde iki de uydusunun olmalı nedeniyle. Astronomlar bu uyduları Kleopatra'nın iki çocuğunun isimleri ile adlandırdı: AlexHelios ve CleoSelene.

Kleopatra asteroit kuşağında yer alıyor ve Dünya'ya onu detaylı olarak incelememize izin verecek kadar yaklaşmıyor. 2027'de devreye girecek olan ELT teleskobu sayesinde bu sıra dışı gökcismini daha ayrıntılı olarak inceleyebileceğiz. Asteroit standartlarına göre oldukça büyük olan Kleopatra'nın uzunluğu yaklaşık 270 kilometre. Marchis, asteroidin çevresindeki uydularının Kleopatra'dan kopan parçalar olduğuna inanıyor.  



27 Ağustos 2021 Cuma

Dünya'ya asteroit çarpabilir mi?

İnsanlığın yüreğini ağzına getirmek için uzaydan Dünya'ya bir asteroidin yaklaştığını söylemek gibisi yok. Armageddon gibi uzay felaketi filmleri de insanlığın bu en büyük korkusunu pompalamakta büyük başarı sağladılar. Peki bir NASA bilim insanı bu konuda ne söylüyor? Bir asteroit gerçekten günün birinde Dünya'ya çarpabilir mi?

NASA'nın yayınladığı bir kısa videoda, asteroit savunma sistemleri üzerinde uzman bir bilim insanı olan Kelly Fast, "Günün birinde Dünya'ya bir asteroit çarpacak mı?" sorusunu yanıtladı. Sorunun yanıtı kısaydı: "Evet, Dünya'nın tarihine baktığımızda bu gezegene asteroidlerin çarptığını görüyoruz ve bu bir kere daha gerçekleşebilir."

Ancak hemen panik olmayın. Bu çok sıklıkla yaşanan bir durum değil ve potansiyel tehditleri önceden fark etmek ve izlemek konusunda gün geçtikçe de daha iyiye gidiyoruz.

Küçük uzay kayaları aslında düzenli olarak Dünya'ya çarpıyor. Gece izlediğimiz mükemmel meteor yağmurları aslında bu. Ancak Dünya'nın yüzeyine kadar ulaşan asteroidler çok nadir olarak ortaya çıkıyor; bir çoğu atmosferde yanıyor. Fast bunu "yüzlerce hatta binlerce milyon yılda bir olan bir olay" olarak nitelendiriyor.

Haziran ayında yapılan bir hesaplama, Dünya'ya çarpıp dinozorların neslinin tükenmesine neden olan büyüklükte bir asteroit çarpmasının ortalama 250 milyon yılda bir gerçekleşebileceğini ortaya koydu. En son felaket 66 milyon yıl önce yaşanmıştı. Demek ki daha epey bir zamanımız var...



26 Ağustos 2021 Perşembe

Güneş sisteminin en hızlısı o!

Astronomlar, Güneşin çevresindeki bir turunu 113 günde tamamlayan, Güneş'e en yakın noktasında yüzey sıcaklığı kurşunu eritecek kadar artan çok hızlı bir asteroit keşfetti. 2021 PH27 olarak isimlendirilen asteroit Güneş Sistemi'ndeki nesneler arasında Merkür dışında en kısa yörünge periyoduna sahip (Merkür Güneş çevresindeki bir turunu 88 günde tamamlıyor). 2021 PH27 daha uzun bir eliptik yörüngeye sahip.

2021 PH27 Güneş'e en yakın noktadan geçerken 20 milyon kilometreye kadar yaklaşıyor. Bu mesafe, Merkür'ün yaklaşma mesafesinin yaklaşık olarak yarısı. Bu anda, 2021 PH27'nin yüzeyi yaklaşık 900 dereceye kadar ısınıyor.

Bu çok hızlı asteroit, 13 Ağustos'ta Carnegie Bilim Enstitüsü'nden Scott S.Sheppard tarafından, Şili'deki Cerro Tololo Amerikan Gözlemevi'ndeki Victor M. Blanco 4m Teleskopu üzerindeki Karanlık Enerji Kamerası kullanılarak keşfedildi. 2021 PH27'nin hızını ve yörüngesini doğrulamak için uluslararası astronomlardan oluşan bir grup çalışmalar yürüttü.

Asteroit şu anda Güneş'in öteki tarafında bulunuyor, yani Dünya'dan gözlemlenemiyor, ancak gelecek yıl tekrar görünür olacak. Bu aşamada rotası ve hızı net olarak saptanacak ve bir isim verilecek.