2 Eylül 2021 Perşembe

Dünyanın en hızlı USB'si

Kingston, yeni yüksek performanslı USB-C flaş sürücüsü DataTravaler Max'in kullanıma sunulduğunu duyurdu. DataTraveler Max, 1000 Mbps'ye kadar okuma hızlarına ve 900 Mbps'ye kadar yazma hızlarına sahip olmasıyla piyasadaki en hızlı USB sürücüsü olabilir.

Kingston, DataTraveler Max'i mobilite ve kullanım konforunu göz önüne alarak tasarlamış. Bununla berbaer flaş disk, kullanılmadığı durumlarda USB-C bağlantı portunun korunmasını sağlayacak çıkıntılı bir kasa yapısına sahip olmasıyla da tasarım açısından dikkat çekiyor.

Kingston Flash Ürün Müdürü Carissa Blegen, şunları söyledi: "DT Max, tüketicilerin günümüzün içerik taleplerini oluşturmalarına ve bunlara ayak uydurmalarına olanak sağlamak için endüstri lideri hızlarda ödün vermeyen depolama alanı sunuyor. Müşterilerimizin tanıdığı ve bizden beklediği benzersiz performansı sunarak USB-C flash sürücüler için yeni bir çıta belirlemekten gurur duyuyoruz."

DataTraveler Max, HD fotoğraflar, 4K/8K videolar, müzik ve daha fazlası gibi büyük dijital dosyaları en yüksek hızlar ve 1TB'a varan yüksek kapasitelerle sorunsuz bir şekilde aktarabiliyor ve saklayabiliyor. Anahtar halkasının ve LED durum göstergesinin eklenmesi, sürücüyü hareket halindeyken depolamaya ihtiyaç duyan kullanıcılar için ideal hale getiriyor.



1 Eylül 2021 Çarşamba

Fold3 ve Z Flip3 ön satış başladı

En son akıllı telefon teknolojisini avuç içine sığdıran Samsung Electronics, yeni nesil katlanabilir Galaxy Z Fold3 5G ve Galaxy Z Flip3 5G akıllı telefonların ve diğer yenilikçi ürünlerinin Türkiye'de ön satışının başladığını duyurdu. Akıllı telefon meraklıları ve yenilikçi akıllı telefon teknolojisi tutkunları için 1 Eylül'de başlayan ön satışlar 21 Eylül gecesi saat 23:59'a kadar devam edecek. Galaxy Z Fold3 için S Pen Fold modelleri, Galaxy Watch 4, Watch 4 Classic ve Galaxy Buds Serisi'nin en hafif ve en küçük üyesi Buds 2 de bu ön satış kapsamında yer alacak.

Kullanıcıların günlük yaşamını iyileştirmek için tasarlanan ve gücünü teknolojiden alarak yeni bir paylaşım ve iletişim dünyasının kapılarını aralayan yeni cihazlar, Samsung'un DNA'sını merkeze alan yeni özelliklerle dolu. Yeni, katlanabilir Galaxy Z Serisi kendisinden önceki modellere kıyasla son derece gelişmiş, devrim niteliğinde özelliklere sahip.  Çoklu görevi oldukça basit hale getiren daha büyük ekrandan serinin her bir ürününün ön planda olmasını sağlayan titiz tasarım özelliklerine kadar, Galaxy Z Serisi tüm unsurlarıyla akıllı telefon deneyimini baştan aşağı yeniden tasarlıyor.  

Galaxy Z Fold3 5G: Güç ve verimlilik bir arada

Üretkenliklerini desteklemek ve her anı en iyi şekilde değerlendirmek isteyenler için geliştirilen Galaxy Z Fold3 5G, gücü ve verimliliği birleştirerek sürükleyici bir deneyim sunuyor. Tasarımı sayesinde kullanıcılar; yapılacaklar listesini daha kolay tamamlarken yeni nesil oyunlar, içerik görüntüleme, görüntülü konuşma ya da ihtiyaçları olan her şey için daha çok zaman ayırabiliyor. Z Fold3, aynı anda üç uygulamayı ekranda gösterebiliyor.  Birden fazla şeyi aynı anda yapmayı seven günümüz kullanıcıları için ideal olan Z Fold3, katlanabilir cihazlarda bir ilk olan S Pen desteği sayesinde hareket halindeyken hızlı not almayı daha kolay hale getiriyor. Aynı zamanda telefonun ekranını ikiye bölerek, bir yarısını görüntülü konuşma, diğer yarısını da alt bölümde S Pen ile not almak için kullanmak mümkün oluyor. Böylece önemli şeyleri not almak için kâğıt kalem arama zahmeti artık sona eriyor. 7,6 inç ana ekranı ve ekran altı kamerasıyla cihaz, üretkenlikten performansa ve taşınabilir eğlenceye kadar her şeyi bir dokunuşla kullanıcının ayağına getiriyor. 

Galaxy Z Flip3 5G: Tarzına önem veren kullanıcılar için

Galaxy Z Flip3 5G; daha cesur renkleri, şık görünümü ve trendlere ayak uyduran aksesuarlarıyla kullanıcıların kolaylıkla kendilerini ifade etmelerine ve stillerini ortaya koymalarına olanak tanıyor. Selfie çekmeyi de son derece zarif hale getiriyor. Kullanıcılar, telefonun kapağını kaldırarak Z Flip3'ün stüdyo kalitesine sahip kamera özellikleri ve Esnek Modu sayesinde anında göz alıcı selfieler çekebiliyor, 120Hz uyarlanabilir yenileme hızıyla fotoğraf paylaşmanın ve sosyal medyada gezinmenin keyfini çıkarabiliyor. Yeni Z Flip3, daha geniş kapak ekranı ile kullanıcılara her seferinde telefonun kapağını açmak zorunda kalmadan gelen aramaları eller serbest moda cevaplamanın, bildirim ve e-postaları okumanın çok daha kolay bir yolunu sunuyor. Bir katlanabilir cihaz olmanın ötesine geçen Z Flip3, stil ve fonksiyonu ideal bir dengede bir araya getiriyor.  

Galaxy Buds2: Uzun saatler boyunca kullanılabilen bir kulaklık

Galaxy Buds Serisi'nin en hafif ve en küçük üyesi Buds2 sayesinde kullanıcılar artık kulaklarına daha rahat uyum sağlayan bir kulaklığı uzun saatler boyunca kullanabiliyor. Dinamik çift yönlü hoparlörle Buds2'nin zengin ve dengeli ses verme özelliği, keskin ve net tiz tonlar için tiz hoparlöre ve derin baslar için bas hoparlöre sahip. 

Katlanabilir telefonda kalemle yazma deneyimi

S Pen Fold Edition ve S Pen Pro modelleri birinci sınıf tasarım özelliklerine ve Galaxy Z Fold3 ile mükemmel uyum sağlayan özel yüzey renklerine sahip. Yalnızca Z Fold3 ile eşleşen S Pen Fold Edition mükemmel bir yazma deneyimi sunuyor.  S Pen Pro ise Bluetooth üzerinden eşleşerek Z Fold3 ve diğer Samsung Galaxy cihazları arasında geçiş yapabiliyor. S Pen Pro'da da uygulanan "S Pen'imi Bul" özelliği, kullanıcıların kaybettikleri S Pen'lerini SmartThings uygulaması üzerinden bulmalarını sağlıyor.

Baştan aşağı yeniden tasarlanan akıllı saatler

Galaxy Watch 4 ve Watch 4 Classic ise uygulamalar arasında sorunsuz ve hızlı geçiş yapabilen güçlü yeni işlemci, daha berrak ve zengin görseller için daha yüksek çözünürlüğe sahip ekran, yeni ve geliştirilmiş donanım ve işletim sistemi (OS) ve uzun saatler yeten pil gücü kullanılarak baştan aşağı yeniden tasarlandı. Yeni Galaxy Watch 4 ve Watch 4 Classic'e çok sayıda sağlık özelliğinin yanı sıra vücut kompozisyonu gibi yeni özellikler eklendi. Yeni Galaxy Watch akıllı saat serisi ayrıca uygulamalar ve özellikler arasında sorunsuz entegrasyonun ötesine geçen özelliklere de sahip.

İzlemenin, oyun oynamanın, çalışmanın, fotoğraf çekmenin ve bağlanmanın en benzersiz ve yeni biçimlerine kapı aralayan yeni Galaxy Z Serisi'ndeki cihazlara erkenden sahip olmak için siz de ön sipariş verebilirsiniz. Galaxy Z cihazların ön satışı 21 Eylül gecesi saat 23:59'a kadar Samsung mağazaları ve yetkili çevrimiçi satış kanalları üzerinden devam edecek. Galaxy Z Fold3 5G'nin satış fiyatı KDV dâhil 21.999, Galaxy Z Flip3 5G'nin fiyatı ise KDV dâhil 11.999 TL. Üstelik eski telefonlarını getirenlere Galaxy Z Fold3 5G için 2.000 TL'ye, Galaxy Z Flip3 5G için de 1.000 TL'ye varan takas desteği verilecek. Ayrıca bu akıllı telefonları satın alanlara 1 yıllık Samsung Care+ Ekran Koruma Sigorta Hizmeti de hediye edilecek. 

Galaxy Buds2 999 TL fiyat ile satışa sunuluyor. Galaxy Watch 4 2.199 TL ve Galaxy Watch 4 Classic 2.799 TL'ye sipariş edilebiliyor. 

Bunlara ek olarak kampanyaya katılan satış noktalarının herhangi birinden Galaxy Buds2, Galaxy Watch4 veya Watch4 Classic alan tüketiciler, kampanya koşullarını yerine getirmeleri kaydıyla Samsung markalı Duo Wireless Charger ürününde geçerli yüzde 50 indirime hak kazanacaklar.



Google'dan bir yeni erteleme daha

Ofise geri dönüş ve yüz yüze çalışma hakkında verilen kararlar birer birer ertelenmeye devam ediyor. Son örnek ise Google. İnternet devi, yüz yüze çalışmaya dönüşü bir kez daha ertelediğini duyurdu. CEO Sundar Pichai, çalışanlarına zorunlu göreve dönüşü Ocak 2022'ye kadar ertelediklerini söyledi. Mevcut gönüllü program 10 Ocak'a kadar sürecek. Bu tarihten sonra ise, ofis çalışmasının ne zaman zorunlu kılınacağına ilişkin karar açıklanacak. Personele, eğer ofise gelmeleri isteniyorsa, 30 gün önceden bildirilecek.

Google bu ertelemeden önce, 18 Ekim'de personelin beş günden üçünde geleceği bir karma çalışma haftası başlatmayı planlıyordu. Daha öncesinde ise, ofise dönüşün Eylül ayında başlayacağı açıklanmıştı. Yani bu erteleme, yaşanan ilk erteleme değil.

Gecikmenin arkasındaki mantık şaşırtıcı değil. Pichai'ye göre COVID-19 pandemisinin aşılması "beklenenden daha uzun ve engebeli" oluyor. Başka bir deyişle, virüsün Delta varyantı, aşılama oranları ve değişen vaka seviyeleri gibi faktörler durumu bulanık bir hale getiriyor.



Dünya'nın "en kuzeyi" değişti

Grönland ve Danimarka Topluluğu artık biraz daha büyük. Bilim insanları, yanlışlıkla gezegenimizin en kuzeydeki adasını keşfettiklerini söylüyorlar.

Sadece 30x60 metre ölçülerinde olan ve henüz isimlendirilmeyen ada, Danimarkalı bir araştırma ekibi tarafından 1978'de keşfedilen Grönland'ın kuzeyindeki adası Oodaaq'ın 780 metre kuzeyinde yer alıyor. Bu küçük adanın keşfi ilk olarak, Danimarka'daki Kopenhag Üniversitesi'nden bir keşif ekibi, yakın zamanda Oodaaq Adası'na indikleri ya da öyle düşündükleri yerlerden örnekler toplamak için Grönland'ın kuzey bölgelerine gittiğinde ortaya çıktı.

Kopenhag Üniversitesi Yerbilimleri ve Doğal Kaynak Yönetimi Bölümü'nden keşif lideri Morten Rasch yaptığı açıklamada, "Oodaaq Adası'nda olduğumuza inanıyorduk. Ancak sosyal medyada fotoğraflar ve adanın koordinatlarını paylaştığımda, birkaç Amerikan ada avcısı çıldırdı ve bunun doğru olamayacağını söyledi" dedi.

Sosyal medyadaki bu yorumların ardından ekip, Danimarka Teknik Üniversitesi'nde çalışan bir meslektaşlarına danıştı. Birlikte, adaya giden helikopterdeki GPS'i kullandılar ve bunun Oodaaq olmadığı ve aslında yeni keşfedilen bir ada olduğu sonucuna vardılar.

Antarktika'daki Güney Kutbu karada yer alırken, Kuzey Kutbu Arktik Okyanusu'nda, neredeyse kalıcı olarak, değişken deniz buzu ile kaplı sularda bulunur. Oodaaq Adası, daha önce 705 kilometre uzaklıkta, Kuzey Kutbu'na en yakın kara kütlesi olarak biliniyordu ve bu da onu bazı tanımlara göre Dünya'nın en kuzeydeki kara noktası haline getiriyordu. Ancak görünen o ki, bu yeni bulunan ada şimdi bir kilometreden daha az bir farkla liderliği alıyor.

Ancak, bu adanın ne kadar süre buralarda kalabileceği belirsiz. Ada, hareketli bir buzulun geride bıraktığı kayalık bir toprak malzemesi olan deniz dibi çamuru ve buzultaşından oluşuyor. Ekip, bir fırtınadan sonra nispeten yakın zamanda, dalgaların denizin içerisinden çektiği malzemelerin birikmesi ile ortaya çıktığından şüpheleniyor.

Ne yazık ki, yeni oluşan adalar kolay bir şekilde ortadan kaybolabiliyorlar. Sallantılı jeolojisi göz önüne alındığında, adanın fırtınalı bir dalga tarafından oldukça kolay bir şekilde silinmesi mümkün gözüküyor. Ancak şimdilik, Grönland ve Danimarka Topluluğu, çok az olsa da eskisinden daha büyük...



Bir Tesla vukuatı daha!

Tesla'nın otonom sürüşte yaptığı kazaların listesi kabarmaya devam ediyor. Bu kazaların son dönemde artış eğilimi göstermesi, ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi'nin (NHTSA) bu ayın başlarında soruşturma açmasına neden oldu.

CNN'in haberine göre şimdi de, bir Tesla Model 3 Orlando yakınlarındaki bir Florida Otoyol Devriye aracına çarptı. O sırada diğer bir araca yardım etmek için orada bulunan polis memuru ezilmekten zar zor kurtuldu. Kaza sabah 5'ten hemen önce gerçekleşti. Devriye aracı park konumundaydı ve  ışıkları açıktı. Tesla polis aracına çarptıktan sonra durmadı ve gidip diğer bir araca da çarptı. Otoyol devriyesinin raporuna göre Tesla'nın 27 yaşındaki sürücüsü ve diğer aracın sürücüsü kazayı hafif sıyrıklarla atlattı.  

Otonom sürüşte suçlu kim?

Tesla sürücüsünün kaza anında Autopilot özelliğini yanlış kullanıp kullanmadığı belli değil. NHTSA'nın yakın zamanda açılan soruşturması, 2018'den bu yana neredeyse bir düzine benzer kazanın gerçekleşmesinden sonra başladı. Kazalar şimdiye kadar 17 yaralanma ve bir ölüme neden oldu. Kazaların çoğu gece saatlerinde gerçekleşti.

Tesla'nın Autopilot ve Tam Kendi Kendine Sürüş (FSD) teknolojileri, bir otomobilin insan müdahalesi olmadan sürülmesi anlamına gelmiyor. İki sistem de dikkatli bir sürücünün yerini almayı hedeflemiyor ve ikisi de henüz tehditleri bir insan kadar tanıyıp önleyemez.

Autopilot sisteminin güvenlik önlemlerinin, insanların otoyolda yüksek hızlarda sürerken şekerleme yapmasına izin verecek şekilde kolayca atlatılabiliyor olması, sürücünün direksiyon başında dikkatini çekmek için daha fazlasının yapılması gerektiğini gösteriyor. Doğru kullanıldığında otoyol kazalarını pekala azaltabilecek olan bu sistem arada bir bu şekilde problemler çıkartabiliyor.  Otomobiller henüz kendi kendilerini kullanamıyorlar ancak sürücülerin de cep telefonları da dahil olmak üzere pek çok nedenden dolayı dikkatleri dağılabiliyor. Bu tür destek sistemleri böyle bir durumda sürücü hatasını otomatik olarak düzeltmeyi de hedefliyor.



Ryzen otomatı hayali gerçek oldu!

Ryzen işlemci satın almak için elektronik markete gitmeye ya da online satış kanallarının size göndermesini beklemeye artık gerek yok. Eğer Japonya'da yaşıyorsanız, herhangi bir otomattan Ryzen işlemci alabilirsiniz!

Evet, Japonya'da Ryzen otomatları yerini almış. Bir kullanıcının twitter üzerinden paylaştığı fotoğrafta, Ryzen işlemci kutularının, içecek ve yiyecekler gibi otomat içinde dizili olduğu görülüyor. Sıradan otomatlara olduğu gibi, parayı yerleştirdiğinizde seçilen Ryzen işlemci alttan düşüyor. Bunun yapılmasının sebebi ise, COVID-19 salgınının sürmesi ve insanların elektronik markete gitmeden ya da online kanallardan ürünün gelmesini beklemeden hızlıca temin edebilmesi.

İşlemci seçenekleri ise şimdilik sınırlı gibi. Şimdilik sadece Ryzen 5 versiyonlarının bulunduğu otomatın, ileride çeşitlenmesi ve ekran kartlı seçeneklerinin de yapılması bekleniyor.



Ekonominin güvenlik açığı var

Yapılan araştırmalara göre Türkiye'de  KOBİ ölçeğindeki şirketler işletmelerin yüzde 90'ından fazlasını oluşturuyor. İstihdamın önemli bir kısmını sağlayan ve ekonomide büyük bir öneme sahip olan KOBİ'ler, ne yazık ki, siber saldırılara karşı yeterince savunma geliştiremiyorlar; iş ve para kaybına maruz kalıyorlar.  

ESET Türkiye Satış Müdürü Asım Akbal yaşanan sorunların  temelinde kaynak ve personel eksikliği, KOBİ'lerin bütçelerinin sınırlı olması, saldırılar karşısında tecrübe sahibi olunamaması gibi sebeplerin yattığını paylaştı. Akbal,  KOBİ'lerin en sık karşılaştığı sorunların başında  fidye yazılımları ve sıfır gün atakları geldiğini söyleyerek yapılabilecekler ile ilgili değerlendirme ve önerilerini paylaştı. 

Kısıtlı kaynakları verimli ve doğru kullanmak önemli 

KOBİ'lerin ekonomideki payı arttıkça risk ve tehdit alanları da büyüyor. Günümüzde siber tehditler ve bu tehditlere maruz kalan şirketlerin sayısı her geçen gün ne yazık ki artıyor. KOBİ'lerin hem siber güvenlik hem de işlerini yapabilmelerine destek olacak yazılımları almak için ayırdıkları kaynak bütçelerinde olmazsa olmaz bir harcama kalemi olarak yer alıyor. İhtiyacı doğru belirlemek kadar doğru ve iyi ürünü, hizmeti almak da çok önemli. Burada  işletmeler ilk olarak sunduğu ürünlerin desteğini verecek olan firmaları, bu firmaların deneyim ve bilgi düzeyini iyi araştırmalılar. 

Teknik destek almak önemli 

ESET Türkiye Satış Müdürü Asım Akbal şirketlerin teknik desteği iyi verebilecek firmalarla çalışarak kaynak tasarrufuna gidebileceklerini paylaşarak şunları söyledi; 

KOBİ'ler gerçekten işini iyi bilen, kendilerine doğru bir yol çizebileceğine inandıkları firmalarla çalışmalılar. Daha sonra  almayı düşündükleri çözümleri kendi sistemlerinde, canlı demo ortamlarında belli bir süre denemeli ve  test etmeliler.  Fiyat karşılaştırmasını tüm elemeler sonucunda, muadil ürün ve hizmetlerle yapmalılar, aksi takdirde, işlevini yerine getirmeyen yazılımlar satın almış, firmalar veya kişilerle çalışmış ve sonucunda ciddi zararlara uğramış olabilirler.   

KOBİ'ler hangi çözümlere yönelebilirler

Tüm bu değerlendirme neticesinde KOBİ'ler sistemleri içerisinde olmazsa olmaz çözümleri mutlaka kullanmalılar. Her bilgisayarda Endpoint (güvenlik yazılımı) çözümü muhakkak olmalı, Sandbox ürünü kullanılmalı. Eğer şirket dışından (uzaktan) bağlantı yaparak sisteme bağlanıyorlarsa MFA (çoklu faktör kimlik doğrulama) çözümleri tercih edilmelidir. 

Uzaktan bağlantı konusunda hala en yoğun kullanılan yöntem, RDP (Remote Desktop Protokol). 2020 yılında Türk şirketlerine yapılan RDP saldırıları yüzde 571 oranında artış gösterdi. Türk şirketlerine yapılan brute-force (kaba kuvvet) saldırıları 609 milyon adet olarak raporlandı. 14.500 şirket hedef alındı.  Kısacası sadece bu üç çözüm bile sisteme yapılabilecek kötü niyetli müdahaleleri en aza indirecektir.