egitim-kariyer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
egitim-kariyer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2021 Cuma

2000 gence teknoloji kariyeri

Google Türkiye, Girişimcilik Vakfı ve T3 Girişim Merkezi, teknoloji sektörüne özel nitelikli iş gücü yetiştirilmesi için destek sağlayarak Türkiye'nin dijital oyun ve uygulama ekosisteminin gelişimine katkıda bulunmak amacıyla hayata geçirilen "Google Oyun ve Uygulama Akademisi" projesi için güçlerini birleştirdi. Proje ile ülkemizde değişen işgücü piyasasında talep gören ve hızla büyüyen teknoloji sektöründe gençlerin istihdam edilebilmeleri için gerekli bilgi ve becerilerin onlara kazandırılması hedefleniyor.

"Google Oyun ve Uygulama Akademisi", TEKNOFEST 2021 kapsamında Google Türkiye, Girişimcilik Vakfı ve T3 Girişim Merkezi'nin yanı sıra projeyi destekleyen saygın kurumlardan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi''nin saygın yetkililerinin de katılımıyla gerçekleşen bir panel ile kamuoyuna tanıtıldı.

Teknoloji sektörüne özel sonuç odaklı eğitimler

Kapsamlı bir yetkinlik kazandırma programı niteliğindeki "Google Oyun ve Uygulama Akademisi", bütünlüklü ve uzun soluklu bir eğitim sürecini içeriyor. Online olarak erişilebilen eğitimler ve kariyer programları sayesinde bursiyerlere Türkiye'nin her yerinden ve her zaman katılarak öğrenmeye devam fırsatı sağlanıyor. Ücretsiz ve 18-29 yaş aralığındaki herkesin başvurusuna açık olan program kapsamında, geçmişte teknoloji sektörüne ilişkin herhangi eğitim veya deneyim ön koşulu aranmaksızın oyun ve uygulama yazılımı alanında 7 aylık yoğun bir eğitim sunuluyor.

Söz konusu süre içerisinde bursiyerlere teknoloji sektöründe ihtiyaç duyacakları ve kendi kariyerlerini oluşturacak becerileri kazandırmaya yönelik teknik (Flutter Uygulama Geliştirme, Unity Oyun  Geliştirme) ve işletme (Teknoloji Girişimciliği, Hukuk, Finans, İnsan Kaynakları) alanındaki kariyer odaklı eğitimlerin yanı sıra yetkinliği uluslararası olarak kabul gören ve ilk kez Türkçe olarak sunulacak Coursera'da yer alan Google Proje Yönetimi Programı'ndan sertifika sahibi olma fırsatı sunuluyor.

İlk yılda en az yarısı kadın 2000 mezun hedefleniyor, mezuniyet ödülü ise San Francisco gezisi 

Google Oyun ve Uygulama Akademisi kapsamında gençlere ayrıca sektörün önde gelen oyuncuları ile bir araya gelebilecekleri kariyer hızlandırıcı (Sektöre Özel Buluşmalar, Kariyer Etkinlikleri, İlham Buluşmaları, Sosyal Beceri Eğitimleri vb.) etkinliklere katılma olanağı sağlanıyor. Mezuniyet Hackathlonu'nda yarışıp kazananlar ise start-up ekosisteminin kalbinin attığı San Francisco'ya düzenlenen geziye katılma şansı elde ediyor. Google Oyun ve Uygulama Akademisi'nin ilk yılında, en az yüzde 50'si kadın olmak üzere 2000 mezun verilmesi hedefleniyor.

"Geleceğin uygulama geliştirici ve girişimcileri bu akademiden mezun olacak"

Böyle önemli bir işbirliğine imza attıkları için Google Türkiye, T3 Girişim Merkezi ve Girişimcilik Vakfı'na teşekkür eden Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank sözlerine şöyle devam etti: "Burada geleceğin teknolojileri ve geleceğin trendleri açısından önemli bir projeye imza attık. Bu imzalarla Google Akademi, Türkiye'de oyun ve uygulama geliştirmeye meraklı gençlerimize eğitimler verecek. 2000 gencimiz 400 saate varan ücretsiz eğitim alacak. Bu eğitimleri alan gençlerimize Girişimcilik Vakfı ve T3 Girişimcilik Vakfı tarafından; nasıl şirketleşebileceklerine, kendi girişimlerini nasıl kurabileceklerine yönelik mentorluk hizmeti verilecek. Gençlerimiz yatırımcılarla bir araya gelme fırsatı bulacaklar. Özellikle uygulama geliştirmeye meraklı gençlerimizi bu programa katılmaya davet ediyorum. Geleceğin uygulama geliştirici ve girişimcileri bu akademiden mezun olacak, vakıflarımızla birlikte de kendi girişimlerini kuracak."

"Bu proje Türkiye'yi oyun kurucular ligine taşıyacak"

Türkiye'de 500 bin yazılımcı hedefine her geçen gün yaklaşıldığını belirten Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı ve & T3   Mütevelli Heyeti Üyesi Mehmet Fatih Kacır,  "Ancak dünyadaki diğer örneklere baktığımız zaman bizim hepsinden daha da hızlı koşmamız, daha yenilikçi işlere imza atmamız gerekiyor. Unutmayalım ki,   yepyeni bir dünya ile karşı karşıyayız. Peki biz bu dünyada müşteri mi yoksa oyun kurucu mu olacağız? Bu yıl Teknofest yarışmalarında 40 binden fazla takım sürece dahil oldu ve bu takımların her birinde en az bir yazılımcı yer alıyor. Ben bu yolda atılan diğer adımlar gibi Google Oyun ve Uygulama Akademisi'nin Türkiye'nin oyun kurucular ligine çıkmasına ivme kazandıracağına inanıyorum." dedi.

Sosyal ve ekonomik kalkınmayı dijital teknolojilerin kullanımı yoluyla sağlama hedefi doğrultusunda "insan, iş süreçleri ve teknoloji" unsurlarından oluşan bütüncül bir yaklaşımla çalışmalar gerçekleştirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç, "Bu sac ayağının en önemli unsuru olan insan alanında, oyun uygulamaları yapabilecek bireyleri yetiştirme hedefiyle bir işbirliğine imza attık." dedi.

Koç sözlerini şöyle sürdürdü "AB'nin yaptığı bir araştırmaya göre dijital devlet anlamında Türkiye 36 ülke arasında kullanım odaklılık konusunda 4. ülke. Bugün 56,5 milyon kullanıcısı olan çok büyük bir aileyiz. Bu aileyi daha da büyütmek istiyoruz. Bu doğrultuda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Yapay Zeka stratejimizi açıkladık. 2021-2025 yıllarını kapsayan bu strateji kapsamında bu süreçte 50 bin yapay zeka uzmanı istihdam etmeyi planlıyoruz. Pilot projelerle gençlerin yapay zeka teknolojilerini tanıması ve bunların ötesine geçebilmeleri için ilham vermek istiyoruz. Google Oyun ve Uygulama Akademisi'nin Yapay Zeka teknolojilerinin kullanımı açısından da bize çok büyük bir destek sağlayacağına inanıyoruz."

Hedef "Türkiye'yi "decacorn'lar ligine sokmak" 

Google olarak 2006'dan bu yana teknoloji ekosisteminin gelişmesi, milli ve yerli girişimlerin ülkemizde kök salması ve bu yönde nitelikli işgücünün desteklenmesi için 15 yıldır çalıştıklarını ve ülkemizin geleceğine yatırım yaptıklarını belirten Google Türkiye Ülke Müdürü Mehmet Keteloğlu Akademi lansmanı ile ilgili görüşlerini şu sözlerle dile getirdi:

"Google olarak Türkiye'de dijital dünyanın kapılarını herkese açan, hangi alanda eğitim ve kariyere sahip olurlarsa olsun insanlara dijital bilgilerle kendilerini geliştirme ve güncelleme fırsatı veren kapsamlı projeleri ülkemizin önde gelen kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde hayata geçiriyoruz. Bugün de değerli iş ortaklarımız Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, Girişimcilik Vakfı ve T3 Girişim Merkezi ile nitelikli iş gücü yetiştirme projelerimizden en yeni ve bizi en çok heyecanlandıran Oyun ve Uygulama Akademimizin lansmanı için bir araya gelmekten dolayı büyük memnuniyet duyuyoruz.

GİRVAK ve T3 Girişim Merkezi işbirliğinde yürüteceğimiz, kariyerine teknoloji sektöründe yeni bir yön vermek isteyen tüm gençlerin başvurusuna açık bu yoğun eğitim programı ile ülkemizin milli teknoloji alanındaki adımlarına bir yenisini ekleyeceğimiz için heyecanlıyız. Bu adımla beraber ülkemizin ilk unicorn'unu çıkaran oyun sektöründe yakalanan ivmeyi 2023 vizyonu doğrultusunda daha geniş kitlelere yayarken daha birçok unicorn girişimin çıkması için katkıda bulunmayı, bir yandan da Türkiye'yi decacornlar ligine sokma hedefleri doğrultusunda nitelikli iş gücü geliştirmeyi amaçlıyoruz.

Burada bizimle bulunan değerli paydaşlarımızın çizdiği vizyon ile hem küresel teknoloji değer zincirlerine entegre olabilecek, hem de çeşitli başarı hikayelerine imza atan startup ekosistemimize yeni başarı öyküleri ekleyecek olmanın gururunu yaşıyoruz."

"Daha fazla unicorn'a giden yol bu akademiden geçiyor"

Kuruldukları 2014 yılından bu yana Türkiye'de girişimcilik kültürünün gelişmesi ve ülkemizin global girişimcilik merkezlerinden biri olması için çalıştıklarını belirten Girişimcilik Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sina Afra, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "7 yılda ulaştığımız 24 milyon gence verdiğimiz girişimcilik ve inovasyon ilhamı ile 150'den fazla startup'ın kurulmasına ve dünyanın farklı noktalarında hizmet vermesine katkı sağladık. Girvak olarak inanıyoruz ki, girişimciliğin önündeki engelleri kaldırmak ülkemizin global ekosistemde bir çekim noktası haline gelmesi için vazgeçilmez bir unsur. Bu engellerden en önemlisi ülkemizdeki yazılımcı açığı. Her yıl farklı üniversitelerden mezun olacan yaklaşım 8000 bilgisayar ve yazılım mühendisi ülkemiz için yeterli değil. Bu sayı çoğaldıkça inovasyon ve teknoloji de gelişecek, yeni unicornlar ortaya çıkacak. Bu nedenle Google ve T3 Girişim Merkezi ile işbirliğinde hayata geçen Oyun ve Uygulama Akademisi'nin ortaya çıkaracağı değere çok önem veriyoruz. Akademiyi eşsiz kılan eğitimler ile birlikte göreceğiz ki, önümüzdeki yıllarda ülkemizden çıkacak unicornlar Akademi mezunlarından olacak." 

"Günümüzün starları teknoloji geliştiren girişimciler"

Eğitimi önceliklendiren bir vakıf olduklarının altını çizen T3 Girişim Merkezi Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu Üyesi Sn. Serdar Gürbüz, konuyla ilgili görüşlerini şu sözlerle aktardı: "Ülkemizde yazılım ve teknoloji geliştiren gençlerin sayılarını artırma hedefimiz doğrultusunda 2017 yılında Deneyap Teknoloji Atölyeleri Projesi'ne başladık. Bu proje kapsamında ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik, robotikten programlamaya kadar uzanan 3 yıl süreli eğitimler veriyoruz. Proje, bakanlığımızın da değerli desteğiyle Türkiye'nin pek çok şehrinde devam ediyor. Hiç kuşkusuz, ülkemizde teknolojinin ve girişimciliğin önünü açmaya yönelik en önemli çabalarımızdan biri de TEKNOFEST. Bu organizasyon kapsamında teknoloji geliştiren öğrencilerin ve girişimcilerimizin bu alanın starları olarak konumlanmalarını sağlıyor, toplumsal bir dip dalga gerçekleştirilmesine katkı sağlamaya çalışıyoruz. Google ve GİRVAK'la işbirliğimiz sonucunda hayata geçirilen Google Oyun ve Uygulama Akademisi'nin bizi bu ortak hedefimize daha da yakınlaştıracağına inanıyoruz."



20 Eylül 2021 Pazartesi

Dünyada eğitim nasıl devam ediyor?

Almanya'da lolipoplu korona testi yapılıyor, Japonya'da öğrenciler ayakkabılarını çıkararak derslere katılıyor. İspanya'da öğretmenler arasında aşılama oranı yüzde 100'e yaklaşırken İtalya'da ise aşısız öğretmenden Türkiye'deki gibi 48 saatte bir PCR testi isteniyor. Seda Yekeler Eğitim Vakfı Kurucu Başkanı Seda Yekeler okulların yüz yüze eğitime başladığı ülkelerdeki önlemler hakkında bilgi verdi.

Dünyada eğitim nasıl devam ediyor?

Koronavirüs tüm dünyada eğitimi sekteye uğrattı. 1,5 milyar çocuk okulların kapanmasından etkilendi; 463 milyonu uzaktan eğitime erişemedi. Türkiye, OECD ülkeleri arasında Meksika'dan sonra okulların en uzun süre kapalı kaldığı ikinci ülke oldu. Aşının bulunması ve normalleşmenin başlamasıyla ise dünya genelinde öğrenciler okullara geri dönmeye başladı.  Bazı ülkeler ağustosta okulları açarken bazı ülkelerde de Türkiye gibi eylül ayında eğitime başlandı. Türkiye'de öğretmenlerden aşı olmamaları durumunda, haftada iki kez PCR testi isteniyor, derslerin ise 40 dakikayı aşmama kuralı var. Ayrıca tüm öğrenciler okula maskeyle geliyor, yiyecek içecek tüketiminin ayrı zamanlarda gerçekleştiriliyor. Öğretmen veya öğrencinin ailesinde pozitif bir vaka tespit edildiğinde vakanın tespit edildiği ailedeki öğretmen veya öğrenci yakın temaslı kabul ediliyor. Peki diğer ülkelerde durum nasıl? 

Almanya'da lolipoplu test

Almanya'daki kullarda maske ve hijyen önlemleri bu yıl da geçerli olacağını belirten Yekeler, "Almanya da aileleri çocuklarının güvende olacağına ikna etmek ve yüz yüze eğitimin duraklamaması için bazı uygulamaları yürürlüğe sokuyor" dedi. Almanya'daki bazı eyaletlerde çocuklar için Loli testi adında oldukça kolay bir testin de yapıldığını aktaran Yekeler, "Aynı bir kulak pamuğu çubuğu gibi bir test kitini 30 saniye boyunca öğrenci ağzında tutuyor ve emiyor. Hatta bu sürede dinlemeleri için de lolipop adında bir şarkı yapılmış. Toplanan test çubuklarının hepsi tek bir tüpe konarak laboratuvara gönderiliyor ve her sınıf için bir test yapılıyor. Çünkü her testin bedeli 50 Euro. Burundan yapılan sürüntü testine göre hem çok daha pratik hem de acısız olan bu testlerin sonucunda sınıfın tüpünde Kovid-19'a rastlanılırsa, okul müdürü ebeveynlere haber veriyor. Sınıfta maske de takılıyorsa sadece testi pozitif çıkan öğrenciyle sıra arkadaşı karantinaya giriyor," diye konuştu.

Ayakkabılarını çıkarıyorlar

Japonya'da halen bazı şehirlerde salgın hızla artarken okullarını tedbirli bir şekilde açmaya karar verdiğini aktaran Yekeler, salgının başından beri tespit edilen bir buçuk milyon pozitif insanın 500 bin kadarının ağustos ayında hastalığa yakalandığına dikkat çekerek Japonya'daki önlemleri şu şekilde sıraladı: 

•    Nakazato gibi bazı şehirlerde sınıflar ikiye bölündü ve öğrencilerin yarısı bir gün, diğer yarısı da ertesi gün okula geliyor.

•    Okulda olmayanlar internet üzerinden derslerini takip ediyor.

•    Okullardaki öğretmen ve öğrencileri test etmek üzere 800.000 test kiti anaokulları, ilk ve orta okullara dağıtılmış durumda.

•    Okulların girişinde dışarıda giydikleri ayakkabıları çıkarıp okulun içinde ve sınıflarda kullandıkları yumuşak tabanlı ayakkabılarını giyiyorlar.

•    Her öğrenci tek başına oturuyor ve sıralarında ön ve yanları şeffaf plastikten koruyucular var.

•    Japon eğitim sisteminde öğle yemekleri de öğrenmenin bir parçası olarak görülüyor ve beyaz önlükler giyerek yemekleri öğrenciler dağıtıyor, bu sırada öğrencilerin konuşmamalarını sağlamakta zorlandıklarını söylüyor eğitimciler.

•    Sadece açık havadaki beden eğitimi derslerinde maskelerin çıkarılmasına izin veriliyor.

•    Topla yapılan sporlar yerine bireysel olarak fiziksel aktiviteler yapılıyor.

•    Öğrencilerin hepsi aynı yöne bakacak şekilde diziliyorlar ve yüksek sesle konuşmaları yasaklanmış durumda.

Öğretmenlerin hepsi aşılı

İspanya'da öne çıkan önlemler şu şekilde:

•    12-19 yaş arasındaki çocuk ve gençlerin yüzde 33'ü 2 doz aşı randevularını almış bulunuyor. Bu gençlerin yüzde 72'si ise ilk doz aşılarını olmuş durumda. Öğretmenler arasındaki aşılanma oranı ise neredeyse yüzde 100.

•    Avrupa ilaç ajansı henüz 12 yaş altına aşı onayı vermediği için bu yaş grubunun altına aşı yapılamıyor ancak sonbahar ya da kış aylarında 12 yaş altına da aşı izninin çıkması bekleniyor.

•    Maske, mesafe ve hijyen gibi salgınla mücadelenin bilinen önlemlerini alarak okulları açık tutmaya devam etmeyi umuyorlar.

•    Okullarda test yapılması zorunlu değil ancak teşvik ediliyor.

ABD'de durum karışık

ABD'de eyaletler arasında büyük farklar olduğuna dikkat çeken Yekeler, ülkede yaşananlar hakkında şunları söyledi:

•    12 yaş üstü aşı olmaya teşvik ediliyor.

•    Okulların açılmasının hemen ardından 1.000'den fazla okul kapandı.

•    Teksas'ta birkaç öğretmenin hayatını kaybetmesinin ardından okullar kapandı.

•    Yetişkinlerdeki aşılama oranının düşük olduğu eyaletlerde binlerce çocuğun korona virüs testi maalesef pozitif çıkmış durumda. 

•    Florida eyaletinde günlük ortalama 60 çocuğun hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Ancak aynı eyaletin valisi okullarda maskeyi zorunlu kılacak yasayı imzalamıyor. Pek çok okul bu nedenle valiye karşı çıkmış olsa da valiyi haklı bulanlar da var.

48 saatte bir PCR 

Seda Yekeler'in dünyadaki uygulamalar hakkında verdiği bilgilere göre Fransa'da bir öğrencinin testi pozitif çıkarsa sınıf, bir hafta boyunca kapatılıyor. İtalya'da ise öğretmenlerin en az bir aşısını yaptırmış olması ya da 48 saatte bir negatif PCR testi getirmesi isteniyor. İngiltere'de de öğrencinin testi pozitif çıkması durumunda 10 gün evde karantinaya girmesi gerekiyor.



4 Eylül 2021 Cumartesi

Eğitim platformu Laba Türkiye'de

Şu ana kadar online eğitimler ile 48 ülkede 35 binden fazla kişiye hizmet veren uluslararası eğitim platformu Laba, Türkiye'de de faaliyet göstermeye başladı. Laba'da insan kaynakları, iş ve finans, pazarlama, yönetim, analiz ve programlar olmak üzere 6 ana dalda online ve canlı kurs içeriği sunuluyor. Online kurslar, 40 kişilik sınıflarda yapılıyor ve her ders %40 teori, %40 uygulama, %20 vaka çalışmasından oluşuyor. Haftada 2 gün katılarak yaklaşık 1,5 ayda tamamlanan kurslar ile kullanıcılar kariyer becerilerini geliştirirken, 3 ile 6 ay süren uzmanlık kursları ile öğrendikleri teori, uygulama ve vaka inceleme içeriklerini kursların sonunda kullanarak kendi final projelerini üretebiliyor.

İş dünyasının önemli isimleriyle eğitmen kadrosunu kuran Laba Türkiye'de akademik öğretmenler yerine işin mutfağından gelen önemli isimler yer alıyor. Platformda ilk açılan kurslardan Proje Yönetimi kursunu Daimler AG'nin Kıdemli Proje Yöneticisi Murat Yavuz üstlenirken, BT Proje Yönetimi kursunu Trendyol'un Proje Yöneticisi Meltem Kocabaş Gürsoy verecek.

Katılımcılar Uluslararası Geçerli Sertifikalar Almaya Hak Kazanıyor

Online ve canlı bir eğitim ortamı yaratarak kullanıcıların kendilerini ve kariyerlerini geliştirebileceği bir topluluk oluşturmayı hedefleyen Laba, hem kullanıcıların kendilerini hem de kurumların çalışanlarını rahatlıkla gözlemleyebileceği bir sistem ile platform kullanımını kolaylaştırıyor. Bireysel kullanıcılar Google Classrom sistemiyle ders kayıtlarına, testlere, ödevlere, puanlamalara, oyunlaştırma sistemine ve eğitim görevlisinden gelen bildirimlere ulaşarak kendi gelişimini takip edebiliyorken, kurumlar da insan kaynakları hesabıyla çalışanlarının kaç puan aldığını, hangi materyalleri incelediklerini ve ne kadar ilerleme kaydettiklerini görebiliyor.

Coca-Cola, Google, Vodofone, Deloitte ve Renault gibi uluslararası şirketlerin çalışanları tarafından online eğitim için tercih edilen Laba'da kurslarını tamamlayan öğrenciler HRCI (American HR Certification), EADL (European Association for Distance Learnimg), PML (Project-Managment Institute) ve IIBA (International Institute of Business Analysis) kurumlarından uluslararası geçerli sertifika almaya hak kazanıyor. Buna ek olarak Laba ile kullanıcılar kendi hesabına uygun online eğitimlere, Laba ekibinin desteğine ve kişisel ve mesleki yeteneklerini değerlendiren içeriklere ulaşabiliyor.

"Dersleri, Şirketlerin Başarılarında Pay Sahibi Olan Profesyoneller Anlatıyor"

Alanının en iyisi ve deneyimli eğitmenlerle kullanıcıları bir araya getiren uluslararası eğitim platformu Laba'nın Türkiye Ülke Müdürü Elif Tuzlakoğlu, herkesin kişisel olarak profesyonel kariyerinde bir sonraki basamağa çıkmak için çaba harcadığı bir zaman diliminde olduğumuzu ve çok küçük farklarla çok daha iyi konumlara gelme fırsatları yakalanabildiğini belirterek "Uluslararası Eğitim Platformu Laba olarak biz de insanların kariyer hedefleri için eğitim kursları hazırladık." ifadelerinde bulunuyor. "Dersleri o işi çok iyi yapan kişilerin anlatmasını istedik. Bu noktada eğitmenlerimizi, çok iyi şirketlerin başarılarında pay sahibi olan iyi çalışanlardan seçmeye özen gösterdik." diyen Elif Tuzlakoğlu, Laba'nın online ve tamamen canlı olarak eğitim alabileceğiniz bir platform olduğunu, platformun özellikle ABD, Ukrayna, Rusya, Macaristan ve Polonya gibi ülkelerde oldukça başarılı ve online eğitim sektöründe lider konumda yer aldığını söylüyor. Tuzlakoğlu, "Şimdi ülkemizde de faaliyete başladık, çok kısa sürede olumlu geri dönüşler ve harikulade taleple karşılaştık. Laba Türkiye ülkemizde çalışanların ve eğitime devam etmek isteyenlerin büyük bir çoğunluğuna önemli hizmetler sunacaktır." açıklamasında bulunuyor.



29 Ağustos 2021 Pazar

MEB ve Turkcell'den 10 Bin tablet!

Milli Eğitim Bakanlığı ve Turkcell, yangın ve sel bölgelerinde bulunan öğrenci ve öğretmenler için yeni bir projeyi hayata geçirdi. Afetlerden zarar gören bölgelerdeki okullarda eğitim gören öğrenci ve öğretmenlere 10 bin adet tablet dağıtılacak. Tabletler, orman yangınlarında zarar gören Adana, Antalya, Mersin, Osmaniye ve Muğla illerinde genel hayata etkili afet bölgesi ilan edilen yerler ile selden etkilenen ve aynı şekilde afet bölgesi ilan edilen Kastamonu, Sinop ve Bartın'daki ilk, orta ve lisede eğitim gören öğrenci ve öğretmenlere verilecek. Tabletler, bu haftadan itibaren Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullara gönderilerek, öğrenci ve öğretmenlere teslim edilecek.  

Konuyla ilgili olarak bir açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer şunları söyledi:

"Milli Eğitim camiamız olarak, son dönemde art arda yaşadığımız iki büyük felaketin yaralarını sarmaya, izlerini silmeye elimizdeki tüm imkanlarla devam ediyoruz. Bu bölgede yaşayan ve 6 Eylül tarihinde okullarıyla kavuşturmak için gerekli çalışmaları yaptığımız evlatlarımız ve öğretmenlerimizin sıkıntılarını çözmek bizim için en öncelikli hedeflerden biri oldu.

Buradaki ihtiyaçların tamamını karşıladık. Çocuklarımızın ihtiyaç duyacağı kırtasiye malzemelerini ücretsiz olarak karşılıyoruz. Bunun yanı sıra sel ve yangın felaketinden etkilenen çocuklarımıza ve öğretmenlerimize 10 bin tabletin ulaşması hakkında bir güzel haberi de paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Turkcell bu bölgeye 10 bin adet tablet ulaştıracak. Bu vesile ile Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Bülent Aksu'nun şahsında Turkcell'e yürekten teşekkürlerimi sunuyorum.

Çocuklarımızın yüz yüze eğitime ve okullarına 6 Eylül'de kavuşabilmeleri için ne gerekiyorsa yapacağımız konusunda kimsenin şüphesi olmasın. Gerekli tüm tedbirler alınmış halde, huzur içinde bir yeni eğitim yılına başlamak üzere olduğumuz şu günlerde, başka acıların yaşanmamasını içtenlikle diliyorum."

Türkiye'nin Turkcell'i olarak her koşulda ülke insanın yanında olduklarının altını çizen Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Aksu ise şöyle konuştu:

"Ülke olarak yangın, sel gibi bizleri derinden üzen üst üste doğal felaketler yaşadık. Bu felaketlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet, yaralılara şifalar diliyoruz. Yaşanan bu felaketlerin ardından yaralarımızın sarılmasına katkı sağlamak için tüm imkanlarımızı seferber ettik. Bu süreçte okulların açılmasıyla birlikte afet bölgelerinde eğitim görecek geleceğimizin teminatı çocuklarımızın ve gençlerimizin eğitimlerine bir nebze de olsa destek olmak istedik. Bunun en iyi yolunun da teknolojik destekten geçtiğinin bilinciyle 10 bin tableti; Zekâ Gücü, Engelsiz Eğitim gibi birçok eğitim projesini de birlikte yürüttüğümüz Milli Eğitim Bakanlığımıza bağışlama kararı aldık. Ümit ediyoruz ki öğrencilerimiz kendilerine sağlanacak bu tabletlerle derslerini yakından takip edecek, ödevlerini ve araştırmalarını kolayca yapabilecek. İstediği her bilgiye anında erişebilecek. Öğretmenlerimiz de tabletler aracılığıyla derslerini rahat bir şekilde anlatabilecek. Bu vesileye böylesine anlamlı bir proje birlikte imza atma şansı sundukları için başta Milli Eğitim Bakanımız Sayın Mahmut Özer olmak üzere emeği geçen tüm Bakanlık çalışanlarına teşekkürlerimizi sunuyoruz."