eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Eylül 2021 Pazartesi

Dünyada eğitim nasıl devam ediyor?

Almanya'da lolipoplu korona testi yapılıyor, Japonya'da öğrenciler ayakkabılarını çıkararak derslere katılıyor. İspanya'da öğretmenler arasında aşılama oranı yüzde 100'e yaklaşırken İtalya'da ise aşısız öğretmenden Türkiye'deki gibi 48 saatte bir PCR testi isteniyor. Seda Yekeler Eğitim Vakfı Kurucu Başkanı Seda Yekeler okulların yüz yüze eğitime başladığı ülkelerdeki önlemler hakkında bilgi verdi.

Dünyada eğitim nasıl devam ediyor?

Koronavirüs tüm dünyada eğitimi sekteye uğrattı. 1,5 milyar çocuk okulların kapanmasından etkilendi; 463 milyonu uzaktan eğitime erişemedi. Türkiye, OECD ülkeleri arasında Meksika'dan sonra okulların en uzun süre kapalı kaldığı ikinci ülke oldu. Aşının bulunması ve normalleşmenin başlamasıyla ise dünya genelinde öğrenciler okullara geri dönmeye başladı.  Bazı ülkeler ağustosta okulları açarken bazı ülkelerde de Türkiye gibi eylül ayında eğitime başlandı. Türkiye'de öğretmenlerden aşı olmamaları durumunda, haftada iki kez PCR testi isteniyor, derslerin ise 40 dakikayı aşmama kuralı var. Ayrıca tüm öğrenciler okula maskeyle geliyor, yiyecek içecek tüketiminin ayrı zamanlarda gerçekleştiriliyor. Öğretmen veya öğrencinin ailesinde pozitif bir vaka tespit edildiğinde vakanın tespit edildiği ailedeki öğretmen veya öğrenci yakın temaslı kabul ediliyor. Peki diğer ülkelerde durum nasıl? 

Almanya'da lolipoplu test

Almanya'daki kullarda maske ve hijyen önlemleri bu yıl da geçerli olacağını belirten Yekeler, "Almanya da aileleri çocuklarının güvende olacağına ikna etmek ve yüz yüze eğitimin duraklamaması için bazı uygulamaları yürürlüğe sokuyor" dedi. Almanya'daki bazı eyaletlerde çocuklar için Loli testi adında oldukça kolay bir testin de yapıldığını aktaran Yekeler, "Aynı bir kulak pamuğu çubuğu gibi bir test kitini 30 saniye boyunca öğrenci ağzında tutuyor ve emiyor. Hatta bu sürede dinlemeleri için de lolipop adında bir şarkı yapılmış. Toplanan test çubuklarının hepsi tek bir tüpe konarak laboratuvara gönderiliyor ve her sınıf için bir test yapılıyor. Çünkü her testin bedeli 50 Euro. Burundan yapılan sürüntü testine göre hem çok daha pratik hem de acısız olan bu testlerin sonucunda sınıfın tüpünde Kovid-19'a rastlanılırsa, okul müdürü ebeveynlere haber veriyor. Sınıfta maske de takılıyorsa sadece testi pozitif çıkan öğrenciyle sıra arkadaşı karantinaya giriyor," diye konuştu.

Ayakkabılarını çıkarıyorlar

Japonya'da halen bazı şehirlerde salgın hızla artarken okullarını tedbirli bir şekilde açmaya karar verdiğini aktaran Yekeler, salgının başından beri tespit edilen bir buçuk milyon pozitif insanın 500 bin kadarının ağustos ayında hastalığa yakalandığına dikkat çekerek Japonya'daki önlemleri şu şekilde sıraladı: 

•    Nakazato gibi bazı şehirlerde sınıflar ikiye bölündü ve öğrencilerin yarısı bir gün, diğer yarısı da ertesi gün okula geliyor.

•    Okulda olmayanlar internet üzerinden derslerini takip ediyor.

•    Okullardaki öğretmen ve öğrencileri test etmek üzere 800.000 test kiti anaokulları, ilk ve orta okullara dağıtılmış durumda.

•    Okulların girişinde dışarıda giydikleri ayakkabıları çıkarıp okulun içinde ve sınıflarda kullandıkları yumuşak tabanlı ayakkabılarını giyiyorlar.

•    Her öğrenci tek başına oturuyor ve sıralarında ön ve yanları şeffaf plastikten koruyucular var.

•    Japon eğitim sisteminde öğle yemekleri de öğrenmenin bir parçası olarak görülüyor ve beyaz önlükler giyerek yemekleri öğrenciler dağıtıyor, bu sırada öğrencilerin konuşmamalarını sağlamakta zorlandıklarını söylüyor eğitimciler.

•    Sadece açık havadaki beden eğitimi derslerinde maskelerin çıkarılmasına izin veriliyor.

•    Topla yapılan sporlar yerine bireysel olarak fiziksel aktiviteler yapılıyor.

•    Öğrencilerin hepsi aynı yöne bakacak şekilde diziliyorlar ve yüksek sesle konuşmaları yasaklanmış durumda.

Öğretmenlerin hepsi aşılı

İspanya'da öne çıkan önlemler şu şekilde:

•    12-19 yaş arasındaki çocuk ve gençlerin yüzde 33'ü 2 doz aşı randevularını almış bulunuyor. Bu gençlerin yüzde 72'si ise ilk doz aşılarını olmuş durumda. Öğretmenler arasındaki aşılanma oranı ise neredeyse yüzde 100.

•    Avrupa ilaç ajansı henüz 12 yaş altına aşı onayı vermediği için bu yaş grubunun altına aşı yapılamıyor ancak sonbahar ya da kış aylarında 12 yaş altına da aşı izninin çıkması bekleniyor.

•    Maske, mesafe ve hijyen gibi salgınla mücadelenin bilinen önlemlerini alarak okulları açık tutmaya devam etmeyi umuyorlar.

•    Okullarda test yapılması zorunlu değil ancak teşvik ediliyor.

ABD'de durum karışık

ABD'de eyaletler arasında büyük farklar olduğuna dikkat çeken Yekeler, ülkede yaşananlar hakkında şunları söyledi:

•    12 yaş üstü aşı olmaya teşvik ediliyor.

•    Okulların açılmasının hemen ardından 1.000'den fazla okul kapandı.

•    Teksas'ta birkaç öğretmenin hayatını kaybetmesinin ardından okullar kapandı.

•    Yetişkinlerdeki aşılama oranının düşük olduğu eyaletlerde binlerce çocuğun korona virüs testi maalesef pozitif çıkmış durumda. 

•    Florida eyaletinde günlük ortalama 60 çocuğun hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Ancak aynı eyaletin valisi okullarda maskeyi zorunlu kılacak yasayı imzalamıyor. Pek çok okul bu nedenle valiye karşı çıkmış olsa da valiyi haklı bulanlar da var.

48 saatte bir PCR 

Seda Yekeler'in dünyadaki uygulamalar hakkında verdiği bilgilere göre Fransa'da bir öğrencinin testi pozitif çıkarsa sınıf, bir hafta boyunca kapatılıyor. İtalya'da ise öğretmenlerin en az bir aşısını yaptırmış olması ya da 48 saatte bir negatif PCR testi getirmesi isteniyor. İngiltere'de de öğrencinin testi pozitif çıkması durumunda 10 gün evde karantinaya girmesi gerekiyor.



4 Eylül 2021 Cumartesi

Eğitim platformu Laba Türkiye'de

Şu ana kadar online eğitimler ile 48 ülkede 35 binden fazla kişiye hizmet veren uluslararası eğitim platformu Laba, Türkiye'de de faaliyet göstermeye başladı. Laba'da insan kaynakları, iş ve finans, pazarlama, yönetim, analiz ve programlar olmak üzere 6 ana dalda online ve canlı kurs içeriği sunuluyor. Online kurslar, 40 kişilik sınıflarda yapılıyor ve her ders %40 teori, %40 uygulama, %20 vaka çalışmasından oluşuyor. Haftada 2 gün katılarak yaklaşık 1,5 ayda tamamlanan kurslar ile kullanıcılar kariyer becerilerini geliştirirken, 3 ile 6 ay süren uzmanlık kursları ile öğrendikleri teori, uygulama ve vaka inceleme içeriklerini kursların sonunda kullanarak kendi final projelerini üretebiliyor.

İş dünyasının önemli isimleriyle eğitmen kadrosunu kuran Laba Türkiye'de akademik öğretmenler yerine işin mutfağından gelen önemli isimler yer alıyor. Platformda ilk açılan kurslardan Proje Yönetimi kursunu Daimler AG'nin Kıdemli Proje Yöneticisi Murat Yavuz üstlenirken, BT Proje Yönetimi kursunu Trendyol'un Proje Yöneticisi Meltem Kocabaş Gürsoy verecek.

Katılımcılar Uluslararası Geçerli Sertifikalar Almaya Hak Kazanıyor

Online ve canlı bir eğitim ortamı yaratarak kullanıcıların kendilerini ve kariyerlerini geliştirebileceği bir topluluk oluşturmayı hedefleyen Laba, hem kullanıcıların kendilerini hem de kurumların çalışanlarını rahatlıkla gözlemleyebileceği bir sistem ile platform kullanımını kolaylaştırıyor. Bireysel kullanıcılar Google Classrom sistemiyle ders kayıtlarına, testlere, ödevlere, puanlamalara, oyunlaştırma sistemine ve eğitim görevlisinden gelen bildirimlere ulaşarak kendi gelişimini takip edebiliyorken, kurumlar da insan kaynakları hesabıyla çalışanlarının kaç puan aldığını, hangi materyalleri incelediklerini ve ne kadar ilerleme kaydettiklerini görebiliyor.

Coca-Cola, Google, Vodofone, Deloitte ve Renault gibi uluslararası şirketlerin çalışanları tarafından online eğitim için tercih edilen Laba'da kurslarını tamamlayan öğrenciler HRCI (American HR Certification), EADL (European Association for Distance Learnimg), PML (Project-Managment Institute) ve IIBA (International Institute of Business Analysis) kurumlarından uluslararası geçerli sertifika almaya hak kazanıyor. Buna ek olarak Laba ile kullanıcılar kendi hesabına uygun online eğitimlere, Laba ekibinin desteğine ve kişisel ve mesleki yeteneklerini değerlendiren içeriklere ulaşabiliyor.

"Dersleri, Şirketlerin Başarılarında Pay Sahibi Olan Profesyoneller Anlatıyor"

Alanının en iyisi ve deneyimli eğitmenlerle kullanıcıları bir araya getiren uluslararası eğitim platformu Laba'nın Türkiye Ülke Müdürü Elif Tuzlakoğlu, herkesin kişisel olarak profesyonel kariyerinde bir sonraki basamağa çıkmak için çaba harcadığı bir zaman diliminde olduğumuzu ve çok küçük farklarla çok daha iyi konumlara gelme fırsatları yakalanabildiğini belirterek "Uluslararası Eğitim Platformu Laba olarak biz de insanların kariyer hedefleri için eğitim kursları hazırladık." ifadelerinde bulunuyor. "Dersleri o işi çok iyi yapan kişilerin anlatmasını istedik. Bu noktada eğitmenlerimizi, çok iyi şirketlerin başarılarında pay sahibi olan iyi çalışanlardan seçmeye özen gösterdik." diyen Elif Tuzlakoğlu, Laba'nın online ve tamamen canlı olarak eğitim alabileceğiniz bir platform olduğunu, platformun özellikle ABD, Ukrayna, Rusya, Macaristan ve Polonya gibi ülkelerde oldukça başarılı ve online eğitim sektöründe lider konumda yer aldığını söylüyor. Tuzlakoğlu, "Şimdi ülkemizde de faaliyete başladık, çok kısa sürede olumlu geri dönüşler ve harikulade taleple karşılaştık. Laba Türkiye ülkemizde çalışanların ve eğitime devam etmek isteyenlerin büyük bir çoğunluğuna önemli hizmetler sunacaktır." açıklamasında bulunuyor.



3 Ağustos 2021 Salı

Fidye yazılımları eğitimi vurdu

Eğitim sektörü, fidye yazılımlarının hedef aldığı sektörler arasında önemli bir yer tutuyor. Sophos'un dünya genelindeki eğitim kurumlarına yönelik fidye yazılımı saldırılarının kapsamını ve etkisini inceleyen "Sophos State of Ransomware in Education 2021" raporu da bu gerçeği net bir biçimde ortaya koydu. Geçtiğimiz aylarda dünyayı esir alan Kaseya saldırısı ve Yeni Zelanda'daki okulları vuran REvil fidye yazılımına ek olarak, FBI ve Birleşik Krallık Ulusal Siber Güvenlik Merkezi'nin eğitim kurumlarını hedef alan fidye yazılımı saldırılarında ani artışlar olabileceği yönündeki uyarıları, durumu daha da ciddi hale getiriyor.

Araştırmanın öne çıkan bulguları şöyle sıralanıyor:

2020 yılında fidye yazılımı saldırılarıyla en sık karşılaşan sektörler eğitim ve perakende oldu. Diğer tüm sektörlerde fidye yazımıyla karşılaşma oranı yüzde 37 iken, bu iki sektörde oran yüzde 44'e yükseldi. 2020'de eğitim kurumlarına yönelik fidye yazılımı saldırılarının mali sonuçları felç edici boyutlara ulaştı. Eğitim sektöründe her bir başarılı fidye saldırısının kuruma maliyeti, kesinti süresi, harcanan işgücü, cihaz maliyeti, kaybedilen iş fırsatları ve ödenen fidye bedeli gibi giderlerin tamamı göz önüne alındığında 2,73 milyon dolara ulaştı. Bu ankete katılan tüm sektörler arasında en yüksek rakama karşılık geliyor ve küresel ortalamanın yüzde 48 üzerinde. Fidye yazılımının vurduğu eğitim kurumlarının yarısından fazlası (yüzde 58) saldırganların verilerini şifrelemeyi başardığını söyledi. Verileri şifrelenen eğitim kurumlarının üçte birinden fazlası (yüzde 35) saldırganların taleplerini kabul etti ve fidyeyi ödedi. Bu oran yalnızca enerji, petrol / gaz ve kamu hizmetleri (yüzde 43) ile yerel yönetimlerde (yüzde 42) daha yüksekti. Ödenen ortalama fidye bedeli 112 bin 435 dolar oldu. Bu rakam küresel ortalama olan 170 bin 404 doların altında. Bununla birlikte ödeme yapanlar verilerinin yalnızca üçte ikisini kurtarabildi (yüzde 68). Tüm şifrelenmiş verilerini geri alabilenlerin oranı yüzde 11'de kaldı. Geçen yıl fidye yazılımına maruz kalmayan kurumların büyük çoğunluğu (yüzde 61) gelecekte hedef alınacaklarını düşünüyor. Bunun başlıca nedenleri arasında siber saldırıların giderek yaygınlaşması (yüzde 42) ve çok daha karmaşık hale gelmesi (yüzde 46) gösteriliyor.

Sophos Baş Araştırmacısı Chester Wisniewski, eğitim sektörünün siber saldırganlar için uzun zamandır çekici bir hedef olduğunun altını çizdi. Wisniewski, şunları söyledi:

"BT ve siber güvenlik bütçelerinin iyice kısıtlandığı bir ortamda BT yöneticileri yalnızca dışarıdan gelen tehditlerle değil, korsan yazılım indirmek gibi riskli son kullanıcı davranışlarıyla da mücadele ederek altyapılarını korumaya çalışıyor. Bunlar herhangi bir zamanda da riski artıran faktörler. Ancak 2020'de yaşanan pandemi nedeniyle eğitim kurumları çok kısa sürede uzaktan eğitime geçmek zorunda kaldı. Bu zorunluluk sektörün güvenlik açığını önemli ölçüde artırırken, saldırganlar fırsatı hızla değerlendirdi ve kurumları BT altyapılarını yeniden inşa etmenin devasa maliyetiyle baş başa kalmaya zorladı. Kurumlarını fidye yazılımlarına karşı güvenceye almak isteyen BT ekiplerine kaynaklarını üç kritik alana odaklamalarını öneriyoruz: Siber tehditlere karşı daha güçlü savunma hatları oluşturun, kullanıcılara siber güvenlik bilincini artıracak eğitimler verin ve daha dayanıklı altyapılara yatırım yapın."

Sophos State of Ransomware in Education 2021 araştırması kapsamında Avrupa, Amerika, Asya-Pasifik, Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika'daki 30 ülkeden 5 bin 400 BT karar vericiyle görüşüldü. Bunların 499'unu eğitim kurumlarına hizmet veren BT yöneticileri oluşturdu.