28 Eylül 2021 Salı

Yeşil teknolojiye ihtiyacımız var!

Kuraklık ve küresel ısınma gibi çevresel faktörlerin yanı sıra doğal kaynakların azalması nedeniyle dünyanın sürdürülebilirlik projelerine her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. Teknoloji, çevresel değişiklikleri hafifletmede önemli bir role sahip, bu nedenle kuruluşların bugün, döngüsel bir ekonominin iş değeri ve uzun vadeli başarı ile nasıl uyumlu olduğunu anlamaları çok önemlidir.

Halihazırda tanık olduğumuz en belirgin sürdürülebilir teknoloji değişimlerinden biri, bulut ve yeşil veri merkezlerine geçiş süreci.

Veri merkezleri günümüzün küreselleşmiş, teknoloji merkezli ekonomisine güç veren çarklar olarak görev yapıyor. Ancak BT yöneticilerinin çok iyi bildiği gibi, bu değerli hizmetin hem kapasite talebini karşılamak için gereken para hem de veri merkezlerinin sürekli genişleyen karbon ayak izleri açısından bir maliyeti var.

Geleceğe baktığımızda, dijital içerik artacak - pazar araştırma şirketi IDC'ye göre her 18 ayda bir ikiye katlanacak - ve yenilenemeyen enerji kaynakları azalıp, elektrik maliyetleri yükseldikçe güç tüketimi önemli bir konu olmaya devam edecek. Bu ortamda, artan veri taleplerinin iş sürekliliğini tehlikeye atmamasını, bütçelere sekte vurmamasını, inovasyonu etkilememesini ve kirliliği artırmamasını sağlamak için işletmelerin gerçek çözümlere ihtiyacı var.

Bugün, yeni nesil akıllı sunucu, depolama ve ağ ürünleri, gücü daha verimli kullanmak, sık yapılan görevleri otomatikleştirmek, değişiklik isteklerine hızla yanıt vermek ve olası sorun noktalarını hem tahmin etmenize hem de gidermenize yardımcı olmak için tasarlanmıştır.

 

5G 2030'a kadar sera gazı emisyonunda 1.7 milyar ton azalma sağlayacak

 

5G destekli gelişmiş bilişim ve iletişim teknolojileri çözümleri, 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını yüzde 20 oranında azaltacak araçlar sunuyor (Kaynak: Birleşmiş Milletler). Tarım, uzaktan sağlık, eğitim, akıllı su yönetimi, trafik yönetimi ve enerji verimli binalar ile ilgili projelerde daha fazla kullanıldıkça 5G teknolojisinin sürdürülebilirlikteki rolü de artacaktır.

İşin merkezine sürdürülebilirliği koymak

Sürdürülebilirlik, Dell Technologies'in yaptığı her şeyin merkezinde yer alıyor ve Progress Made Real 2030 Planımız ile uyum içerisinde. Bu bağlamda döngüsel bir yaklaşım uygulamak, teknolojinin yeni yollarla yeni değerler sunma yeteneğinden yararlanmak, daha büyük sistemleri incelemek, verimlilikleri belirlemek ve hem kendimiz hem de müşterilerimiz için yeni fırsatları ortaya çıkarmak anlamına gelir. Kuruluşun tamamı, küresel politika geliştirmeden yerel teknoloji geri dönüşüm fırsatlarına ve Seagate ile nadir toprak metallerinden yapılmış mıknatısları geri kazanma ve yeniden kullanma ortaklığımız gibi yenilikçi programlara kadar her alanda döngüsel ekonominin benimsenmesini geliştirmeye kararlıdır.

Döngüsel tasarım yaklaşımının önemli bir parçası, ürün yaşam döngüsündeki atıkları yönetmek ve malzemeleri geri dönüştürmektir. Dell Technologies, atıkları değerli hammaddelere dönüştürmenin yollarını bulmak için daha uzaklara bakıyor. Bu kapsamda okyanusa atılan plastikleri geri dönüştürerek ambalaj haline getirebilecek ve açık suları daha fazla kirlilikten kurtarabilecek yeni bir tedarik zinciri oluşturuldu.

Dell ayrıca plastikleri ve diğer geri dönüştürülmüş malzemeleri toplamak, işlemek ve karıştırmak için tedarikçilerle birlikte çalışıyor. Dell, belirli ürünleri paketlemek için kullanılan kalıplanmış tablalar oluşturmak için bu yöntemi kullanıyor. Bu şekilde, şirketin ürünleri daha az kaynağa ihtiyaç duyuyor ve geri dönüştürülmüş ve yenilenebilir malzemeleri en üst düzeye çıkaran verimli bir tasarıma sahip oluyor.

2030 ve ötesine bakmak

Dell Technologies'in insanlık ve gezegen üzerinde olumlu ve kalıcı bir sosyal etki yaratmak amacıyla hazırladığı plan kapsamında sürdürülebilirliği geliştirmek için iddialı hedefler belirlendi. Örneğin, 2030 yılına kadar Dell Technologies, müşterilerinin satın aldığı her ürün için eşdeğer bir ürünü yeniden kullanmayı veya geri dönüştürmeyi hedefliyor. Buna ek olarak şirket, ambalajlarının yüzde 100'ünün geri dönüştürülmüş veya yenilenebilir malzemeden imal edilmesini planlıyor. Bu plan doğrultusunda, ürün içeriğinin yarısından fazlası da geri dönüştürülmüş veya yenilenebilir malzemeden yapılacak.

Bugün ve önümüzdeki on yıl boyunca atılacak adımlar, dünyanın hem iklim değişikliğinden kaynaklanan hasarı nasıl azaltacağı hem de iklim değişikliğine nasıl uyum sağlayacağı üzerinde derin bir etkiye sahip olacak. Dell Technologies, teknolojinin gücüyle çevresel etkisini nasıl en aza indirebileceğini araştırarak iş ekosistemleri genelinde çalışmaya devam edecek.

Işıl Hasdemir, Dell Teknoloji Türkiye Genel Müdürü



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder