1 Ekim 2021 Cuma

Mars'ın büyük gizemi çözüldü

Mars yüzeyindeki derin yarıklar uzun zamandır gezegenin en büyüleyici gizemlerinden biriydi, ancak şimdi bir araştırma ekibi, bilim insanlarını onlarca yıldır şaşırtan derin nehir vadilerine neyin sebep olduğunu tespit etmiş olabilir.  

Dünya'da nehir erozyonu, tipik olarak yüzyıllar, hatta milyonlarca yıl boyunca gerçekleşen ve yüzeydeki toprağı yavaş yavaş sıyıran kademeli bir süreç; ama Mars'ta daha feci bir süreç çok daha yaygın bir şekilde gerçekleşmiş gibi görünüyor. Mars'ı inceleyen gezegen bilimciler, Mars yüzeyindeki çeşitli kraterlerin çoğunun yaklaşık 3.5 milyar ila 3 milyar yıl önce suyla dolu olduğunu ve bazen, tıpkı burada, Dünya'da olduğu gibi, bu göllerin, kraterin kenarından taştığını uzun zamandır biliyorlardı.  

Bu tür taşmalar Dünya'da gerçekleştiğinde felaket düzeyinde su baskınlarına neden oluyor. Kraterin kenarlarından taşan su, kenarları hızla eritiyor ve sınırların çökmesine ve ani baskınların gerçekleşmesine yol açabiliyor. Su basıncının da kraterin duvarlarını çökertme ihtimali bulunuyor.

Dünya'da jeolojik süreçler zamanla kraterlerin çoğunu aşındırdı ve çok az kraterin kalmasına neden oldu. Günümüzde gördüğümüz krater benzeri göllerin çoğu aslında sönmüş volkanların kalderaları. Öte yandan Mars, çok krater dolu bir yer ve kraterlerinden bazıları milyarlarca yıllık.  

Şimdi, Austin'deki (UT) Texas Üniversitesi'ndeki bir araştırma ekibi tarafından gerçekleştirilen ve Nature dergisinde 29 Eylül'de yayınlanan yeni bir çalışma, bu kraterlerin Mars'ın yüzeyinin neden nehirlerle yarılmış gibi göründüğünün anahtarını tutabileceğini savunuyor.

Araştırmacılar, geçmişte çöktüğü bilinen 250'den fazla krateri inceleyerek, bu çökmelerden kaynaklanan hızlı, aşırı şiddetli selin, Mars'taki en dramatik nehir vadileri ve kanyonlarının çoğunu oymuş olabileceğini keşfettiler. Çalışmada tespit edilen yarılma olaylarının, Superior Gölü ve Ontario Gölü'nü dolduracak kadar Mars tortusu oluşturup taşıyacak kadar güçlü olduğu tespit edildi. Bilim insanları, "krater göllerinin boyutları büyük ölçüde değişiyordu. Ama bazıları Dünya'daki küçük denizler, örneğin Hazar Denizi kadar büyüktü" diyor.

Araştırmacılar, mevcut bir Mars vadileri kataloğunu kullanarak ve bir kraterin kenarında başlayanları tanımlayarak, bu göl taşkınlarının ürünü olanları ve daha tipik ve daha kademeli süreçlerle üretilenleri birbirlerinden ayırabildiler. Krater çökmelerinin Mars'taki vadilerin sadece %3'üne denk geldiği düşünülüyordu. Uydulardan yapılan gözlemler ise bu oranın %25 olduğunu gösterdi.  



Zoom'da "fırça çeken" eklenti

Pandemi, iş hayatında yeni bir dönemin kapısını açtı: Video konferanslar. Tamam, video konferanslar daha önce de yapılıyordu pek tabi, ancak artık günümüzde arkadaş toplantıları bile video konferans yoluyla yapılmaya başlandı ve bu dönüşüm, iş hayatında fiziksel toplantıların bir daha eskisi kadar çok gerçekleştirilmeyeceğine ilişkin önemli bir done. Muhtemelen bundan sonraki süreçte daha çok hibrit yaklaşımları göreceğiz, ancak video konferans bir şekilde kalıcı olacak.

Video konferans dendiğinde ise akla pandemi süresince yıldızını parlatan Zoom uygulaması geliyor. İnsanlar bu süreçte ya Zoom ya da Microsoft Teams üzerinden toplantılarını gerçekleştirdiler, fakat Zoom isminden çokça bahsettirdi. Şimdi ise bir Zoom eklentisi konuşulmayı hak ediyor.

Read AI isimli Zoom eklentisi, gerçekleştirilen video konferansın kalitesini ölçümlüyor. Bunu, insanların toplantıya katılmasını ya da yapılan konuşmaların diğer katılımcılar tarafından ne kadar ilgiyle takip edildiğini izleyerek yapabilen Read AI, 10 milyon dolarlık bir yatırım ds almış durumda.

Eski Foursquare CEO'su David Shim tarafından kurulan Read AI, sadece Zoom'la sınırlı kalmak da istemiyor. Microsoft Teams ve Google Meet gibi diğer platformlarda da yer almayı isteyen ekip, böylece önümüzdeki süreçte sanal ortamda düzenlenecek toplantıların daha kaliteli olmasını amaçlıyor. Bunu farklı şekillerde yapan araç, mesela bir konuşmacı diğer takipçilerin ilgisini kaybetmeye başladığında, eklenti tarafından uyarabiliyor. Yani eklenti bir nevi "fırça çekiyor." Bunu bir nevi reyting ölçme mekanizması olarak düşünebilirsiniz.

Eklentiye şu anda sadece resmi sitesinden ulaşılabiliyor ancak bunun için bekleme listesine kayıt olmanız ve doğal olarak beklemeniz gerekecek. Ama eklentinin resmi Zoom mağazasına gelmesi için de çok beklemeyeceğimizi söyleyelim...



Huawei'den Galaxy Z Flip 3'e rakip!

Katlanabilir akıllı telefon dendiğinde akla 2 marka geliyor. Bunlardan biri Huawei olurken, bir diğeri ise Samsung. Kabul etmek lazım, bu 2 devden Huawei, katlanabilir akıllı telefon pazarında daha önce davrandı ve ilk modelini daha önce çıkardı. İlk çıkış noktasında Samsung ise, sonradan ürün portföyünü hızlıca çeşitlendirmeye başladı ve Fold serisinin yanına bir de dikey katlanabilir modeli Flip serisini koydu. Kısa bir süre önce de ailenin yeni modeli Flip 3'ü satışa sunan Güney Koreli şirkete yakın bir zamanda Çinli rakibinden cevap gelebilir.

Huawei'den bugüne kadar katlanabilir telefon modeli olarak Mate X ve Mate Xs'i gördük. Fakat gelen bilgilere göre şirket şimdilerde yeni bir katlanabilir akıllı telefon üzerinde daha çalışıyor. Yine Flip 3 ve Motorola Razr 2020 benzeri dikey yapıda katlanacak şekilde tasarlanan bu yeni telefon hakkında şimdilik bir ayrıntı yok. İsmi ise muhtemelen Huawei Mate V olacak.

Huawei, önümüzdeki ay yeni P50 serisinin tanıtımını gerçekleştirecek. Bir ihtimal bu etkinlik sırasında Mate V hakkında daha fazla bilgi edinebiliriz.



Philips monitörleri dönüştürüyor

Lider ekran uzmanı ve Philips monitörlerinin marka lisans ortağı MMD, markanın sürdürülebilir monitör teknolojisine giden yolunda bir sonraki önemli durağı açıklıyor. Philips monitörleri, yeşil tedarik hizmetlerinde küresel bir sağlayıcı olan Closing the Loop ve dünyanın lider IT sürdürülebilirlik sertifikası TCO Certified'ın arkasındaki organizasyon TCO Development ile, monitör atıklarını sürdürülebilir şekilde azaltmaya yönelik pilot bir projede işbirliği yapıyor. Bu proje, PREVENT Waste Alliance adlı, atıkları en aza indirmeyi, kirleticileri ortadan kaldırmayı ve kaynakların yeniden kullanımını en çoklaştırmayı amaçlayan uluslararası bir işbirliği ve değişim platformunun finanse ettiği sekiz pilot projeden biri. Philips monitörleri, bu pilot projeyle  birlikte elektronik ürünleri atık nötr hale getiren sertifikalı bir çözümün artık monitörleri de içerecek şekilde genişletilmesi için bir projeyi destekliyor. Böylece çevre dostu satın almalar için talep artarken sektörde yeni standartlar da konmuş oluyor. 

E-atık sınavı

Elektronik atıklar (E-atık) günümüzde, toplumumuzun karşı karşıya olduğu en can alıcı meydan okumalardan biridir. Döngüsel Ekonomiyi Hızlandırma Platformu (Platform for Accelerating the Circular Economy- PACE) ve BM E-Atık Koalisyonu1 tarafından hazırlanan bir rapora göre, her yıl, çoğunlukla Afrika'ya ya da gelişmekte olan diğer piyasalara gönderilen yaklaşık 50 milyon ton e-atık ortaya çıkıyor. Bunlara ek olarak, kullanılmış monitörlerin anlamlı bir miktarı da ikinci el kullanım için Afrika'ya gönderiliyor. Afrika'da, e-atıkların çoğu uygun tesislerin ve kaynakların bulunmamaması nedeniyle uygun biçimde geri dönüştürülmüyor. Geri dönüşüm sürecini gerçekleştirmeye daha değer kılan sadece ufak dahili devre kartları ve kurşun ve cıva gibi aşırı sıcaklığa maruz bırakılan kimyasallar nedeniyle, özellikle bilgisayar monitörleri geri dönüşümün ve döngüsel ekonominin sorunlu çocuğu gibi görülüyor. Sonuç olarak, ekranların uygun olmayan şekilde kullanılmasının sebebi olarak temel bir sebep görülüyor: Uygun şekilde geri dönüştürmenin getireceği bir para olmaması.

Öte yandan, düzenli depolama alanlarında istiflenen, atılmış monitörler ise hem insan sağlığına hem de çevreye ciddi bir risk teşkil ediyorlar. Zehirli bileşenler ve kimyasallar  yer altı sularına sızarak denizdeki yaşamı tehlikeye atabilir ve denizi çevreleyen karayı kirletebilir. Aşırı ısıya ve güneşe uzun süren maruziyet ise kimyasalların buharlaşıp havaya karışmasına ve böylece hava kirliliğine sebep olmasına ve atmosfere zarar vermesine neden olabilir. Tüketici elektroniğinin giderek artan tüketimi düşünüldüğünde, e-atıkları yönetmek için etkili çözümlere acil ihtiyaç duyulmakta.

Philips monitörleri: Atık telafisi ile bu meydan okumanın karşısında

Closing the Loop (CTL) ve TCO Development ile, Philips monitörleri şu anda e-atık sınaması ile yüzleşirken sürdürülebilir bir adım atıyor. ECoN pilot projesinde Philips monitörleri, CTL'yi ve Öko-Institute e.V enstitüsünü, ve Nijerya'daki yerel partnerler olan Verde Impacto, Hinckley Recycling ve ve SRADev gibi bileşenlerden oluşan milletler arası koalisyonu destekliyor ve kanıtlanmış bir atık telafi programının monitör atıklarını da içermesi ve sertifikasyonunun TCO Certified Edge, E-atık telafili olacak şekilde genişletilmesi için destekliyor. Bu proje, Alman Federal Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanlığı (BMZ)'nin bir insiyatifi olan PREVENT Waste Allience (PREVENT Atık ittifakı) tarafından finanse ediliyor.

Atık telafisi, elektronik cihazların yaşam döngülerini tamamlıyor – yeni elektronik cihazların satış fiyatına eklenen bir ücret karşılığında, CTL yerel ortaklarıyla işbirliği yaparak hurda cihazları topluyor ve onları güvenli bir şekilde geri dönüştürüyor. Yeniden kazanılmış malzemeler, yeni ürünleri kompanse etmek için kullanılıyor, böylece ürün atık nötr oluyor. Telafi programını, monitörleri de kapsayacak şekilde genişletmek amacıyla, CTL ve Philips monitörleri, monitörlerin geçirdiği süreci kanıtlamak ve doğrulamak için, lider, bağımsız bir çevre araştırma ve danışmanlık kuruluşu olan German Öko-Institut ile birlikte çalışıyor. CTL, toplanan atıkların izlenebilirliğini, nakliyesini ve güvenli şekilde geri dönüşümünü sağlarken Öko-Institut ise çevresel ve sosyal risklere odaklanıp aynı zamanda hizmetin sağlamlığını garantiliyor.

MMD, Philips monitörleri Küresel CSR ve Sürdürülebilirlik Kıdemli Yöneticisi Stefan van Sabben şunları söyledi: "Dünyamız çok hızlı değişiyor – hem teknoloji açısından hem de çevremiz açısından değişiyor.  ECoN projesi ile, elektronik sektöründeki en büyük zorluklardan biri ile mücadele etmeye kendimizi adıyoruz ve bu sorunu hedef alan bir pilot projeye destek veriyoruz  – hem de yalnızca atık ayak izimizi azaltarak değil, aynı zamanda sertifikalandırılmış bir süreci tesis ederek de bunu yapıyoruz. Böylece monitör piyasası için yeni sürdürülebilirlik standartlar oluşturuyoruz." 

CTL Kurucusu ve CEO'su Joost de Kluijver ise şunları ekledi: "Elektronik atık miktarını azaltmanın çevresel ve sosyal anlamda iş yapabileceğini onaylamak için  Philips monitörleri ile işbirliği yapmaktan büyük bir heyecan duyuyoruz. Gezegenimizi daha iyiye götürmek için sahip olduğumuz motivasyonu paylaşan ve ECoN pilot projesi kapsamında gelişmekte olan ülkelerde e-atıkların yasal ve sorumlu bir şekilde toplanması ve arıtılması için finansman sağlayarak `iyilik için iş`prensibini bir sonraki düzeye taşımaya hazır bir ortak ile çalışabilmek bir harika. Yanımızdaki Philips monitörleri ile birlikte, eminiz ki, atık telafisinin ekranları da kapsaması başarıya ulaşacak."

Atık telafisi kavramı, halihazırda bir kamu tedariği normu olarak ve telefonlar, diz üstü bilgisayarlar ve tabletler için çevre dostu ya da "atık-nötr" bir satın alma çözümü olarak görülüyor. Geçtiğimiz sekiz yıl içinde CTL, 3 milyondan fazla cep telefonunu toplayıp güvenli bir şekilde geri dönüştürerek çöpte kalmalarını engelledi ve böylece güvenli istihdam yolu ile 2 binden fazla kişinin ek gelir elde etmelerine yardımcı oldu. 



BlueStacks, 1 milyara ulaştı!

Küresel salgının etkisiyle 880 milyon dolar büyüklüğe ve 36 milyon oyuncu sayısına ulaşan oyun pazarında en yeni teknolojilerle kurallar yeniden yazılıyor. Dünyada 18'inci sıraya yükselen pazarın dinamik yapısı, dev oyuncuların gözünü Türkiye'ye çevirdi. Dünyanın önde gelen mobil oyun platformları arasında sayılan BlueStacks, mobil oyunlar için dünyanın ilk bulut tabanlı oyun hizmeti olarak geliştirdiği BlueStacks X'i 14 ülkenin ardından Türkiye'de piyasaya sundu.

Oyunun kurallarını değiştireceğiz

Platform ve cihazlar arasında mobil oyunlar için ücretsiz yayın sunan piyasadaki tek bulut tabanlı oyun hizmeti olarak oyunun kurallarını değiştireceklerini belirten BlueStacks Inc. CEO'su Rosen Sharma, "PC'de android oyunlarının öncüsü ve dünyanın önde gelen mobil oyun platformu olarak, dünyanın ilk bulut tabanlı oyun akışı BlueStacks X'i pek çok ülkenin ardından Türkiye'ye kazandırdık. BlueStacks X'e Windows 10 ve 11, Mac, iOS, Android, Mac, Chromebook ve Raspberry Pi'de, hatta bazı akıllı TV'lerde mobil tarayıcı üzerinden erişilebiliyor. BlueStacks, App Player kullanıcıları tarafından da kullanılabiliyor" dedi.

BlueStacks App Player'ın son adımı

BlueStacks X'in dünyada kısa süre önce 1 milyar indirmeyi geçen tarayıcı bağımsız bir uygulama olan BlueStacks App Player'ın son adımı olduğunu vurgulayan Sharma, "Hibrit bulut BlueStacks X'i başlatmayı ekonomik olarak uygun kılan büyük bir teknolojik atılım oldu. En iyi mobil oyun geliştiricilerinin güvenilir iş ortağıyız. BlueStacks X ve Discord entegrasyonu gibi sahip olduğumuz diğer yenilikler de bize heyecan veriyor" dedi. 

İndirmeden oyun keyfi

Ücretsiz olarak erişilebilen BlueStacks X, 14 ülkede 200'den fazla oyunun tarayıcı üzerinden canlı olarak yayınlanmasını ve Discord botları aracılığıyla kullanılmasını sağlıyor. Kullanıcıların oyunları indirmeye gerek kalmadan tarayıcı üzerinden oynayabildiği BlueStacks X'e, BlueStacks kullanıcıları da erişebiliyor. Oyuncular, oyunu herhangi bir cihazda başlatıp kaydettikten sonra farklı bir cihazda kaldığı yerden oynamaya devam edebiliyor.

Hibrit bulut teknolojisiyle ücretsiz hizmet

BlueStacks X'in BlueStacks'in kardeş şirketi now.gg ile ortaklaşa oluşturulan hibrit bulut teknolojisi tarafından destekleniyor. Hibrit cloud teknolojisi ile bulutun bilgi işlem ve grafik işlemenin parçalarını uç noktalara boşaltmasını sağlayarak bulut maliyetlerini önemli ölçüde azalttıklarına değinen Sharma, "Bu sayede teknolojimizi kullanıcılara ücretsiz bir hizmet olarak sağlıyoruz. Bu hizmete, hem yerel bir istemci hem de yerel grafik işleme yeteneğine sahip tarayıcılar aracılığıyla ulaşılabiliyor. Şeffaf bir teknolojiye sahip olan BlueStacks X, oyun geliştiriciler için de herhangi bir entegrasyon gerektirmiyor" dedi.

Yeni oyunlar ekleniyor

200'den fazla oyuna sahip BlueStacks X'e her hafta yeni oyunlar ekleyerek kütüphaneyi genişlettiklerini söyleyen Sharma, "Zaman içinde eklenen diğer oyunlarla birlikte harika bir RPG ve strateji oyunları koleksiyonuna sahip olacağız" diye sözlerine ekledi.



Anonymous geri döndü!

Web hosting firması Epik, iki büyük saldırıda hack topluluğu Anonymous tarafından hedef alındı. Firma, Gab, Parler, TheDonald gibi aşırı sağcı sosyal medya web sitelerine ev sahipliği yapıyor. Anonymous'un hack saldırısı, isimleri, fiziksel adresleri, şifreleri, kredi kartı numaralarını, e-postaları ve 15 milyondan fazla kişiyi ifşa etti.

İlk sızıntı 13 Eylül'de gerçekleşti ve ikincisi dün gece bildirildi. Her iki saldırı da Daily Dot için bağımsız gazeteci Steven Monacelli ve Mikael Thalen tarafından ayrıntılı olarak ele alındı. Görünene göre veriler şifreleme olmadan saklanıyordu ve bu saldırılar herkesin ABD Aşırı Sağının tamamının ve daha fazlasının kişisel bilgilerine erişmesine izin verdi. Bunların arasında Qanon grupları, Proud Boys ve açıkça kendilerini belirten transfobiklerin yanı sıra ABD'deki 6 Ocak darbe girişimiyle bağlantıları olanları da içeriyor.

Neredeyse dört saatlik bir Soru-Cevap bölümünde Epik CEO'su Rob Monster, hack'i ilginç bir şekilde ele aldı. Dua etmeye başladı, şeytanları kovmaya çalıştı ve saldırıya uğramış verileri içeren sabit disklerin üzerlerine lanetler yerleştirdiğini iddia etti.

Saldırı, Anonymous'a bağlı "Hackers on Estradiol" (Estradiollu Hackerlar) olarak bilinen bir grup tarafından gerçekleştirildi. Estradiol, trans kadınlar ve menopozdaki kadınlar tarafından ilaç olarak kullanılan bir hormon. Ve görünüşe göre bu kadınlar çalışmalarına daha yeni başlıyor...



Xbox Series S'te FIFA 22 şoku!

EA Play aboneleri erken erişim fırsatı sayesinde FIFA 22'yi oynayabiliyorlar. Ancak Xbox Series S'deki FIFA 22, oyuncuları bir dizi grafik ve teknik sorun ile delirtmeye başladı ve bu durum onlara göre hiç de kabul edilebilir değil.

FIFA 22 ile şikayetlerini Twitter , EA Forum ve Reddit üzerinden dile getiren oyuncular, FIFA 22'nin Xbox Series S versiyonunun genel olarak Xbox Series X versiyonuna göre daha bulanık olduğunu ve ölçekleme sorunu yaşadığından şikayetçi olurlarken, EA'den konuyla ilgili hiçbir açıklama gelmiş değil.

Hatta durum o kadar vahim ki, Xbox Series S oyuncuları, Xbox One'da çalışan FIFA 22'nin görüntülerinin Series S sürümünden çok daha iyi olduğunu öne sürüyorlar.

Peki, sizde durumlar nasıl? Eğer Xbox Series S üzerinde FIFA 22 ile sorun yaşıyorsanız yorumlarda paylaşın...