ses etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ses etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ekim 2021 Perşembe

"Evrenin merkezi" bu köprü mü?

Gerçekliği sorgulamamıza neden olan şeyler hakkında konuştuğumuzda, optik illüzyonlar en büyük paya sahiptir. Ancak akustik anormallikler, özellikle kafa karıştırmak ve şaşırtmak amacıyla tasarlanmadıysa, aynı derecede rahatsız edici olabilir. Bu, ses anomalisi olarak bilinen tuhaf bir yer olan "Evrenin Merkezi" için de geçerli.

Bu yer, Oklahoma, Tulsa'da bir yaya köprüsü üzerinde yer alıyor. Beton bir daire ile zeminde bir nokta işaretlenmiş durumda ve çevresinde daha geniş bir daire oluşturan çiçeklikler ve banklar bulunuyor. Ve içine adım attığınızda, sesiniz daha yüksek bir şekilde size geri yankılanıyor ve çemberin dışından gelen sesler bozuluyor.

Youtube kullanıcısı Trueson Daugherty'nin "Adam, Evrenin Merkezini Keşfediyor, Tulsa OK" adlı videosu, çemberin içindeki yankı etkisini (ve yakındaki "Yapay Bulut" heykelini) gözler önüne seriyor.

Guy discovers the Center of the Universe, Tulsa OKGuy discovers the Center of the Universe, Tulsa OKIn this video I explore Tulsa's Center of the Universe!

Anomalinin nasıl oluştuğuna dair resmi bir açıklama olmasa da, tuhaf etkiyi yaratan en olası nedenin, ses dalgalarını yansıtan çevresindeki çiçeklikler olduğu tahmin edilebilir.

Dünyada George Gölü'nün Gizemli Noktası gibi başka benzer anomaliler de bulunduğunu söyleyelim. Bu tür garip ses olayları dairesel binalarda da karşımıza çıkabiliyor. Örneğin Londra'daki St. Paul Katedrali'nin kubbesi, kısık sesli konuşmalarınızın ses dalgalarının yankılanması sayesinde devasa kubbe boyunca iletilmesi dolayısıyla fısıldayan galeri olarak da bilinir.

Maya şehri Chichen Itza'dan New York'taki Grand Central İstasyonu'na, benzer yapı örnekleri hem eski hem de modern pek çok binada bulunabiliyor.




19 Ekim 2021 Salı

"Evrenin merkezi" köprüde mi?

Gerçekliği sorgulamamıza neden olan şeyler hakkında konuştuğumuzda, optik illüzyonlar en büyük paya sahiptir. Ancak akustik anormallikler, özellikle kafa karıştırmak ve şaşırtmak amacıyla tasarlanmadıysa, aynı derecede rahatsız edici olabilir. Bu, ses anomalisi olarak bilinen tuhaf bir yer olan "Evrenin Merkezi" için de geçerli.

Bu yer, Oklahoma, Tulsa'da bir yaya köprüsü üzerinde yer alıyor. Beton bir daire ile zeminde bir nokta işaretlenmiş durumda ve çevresinde daha geniş bir daire oluşturan çiçeklikler ve banklar bulunuyor. Ve içine adım attığınızda, sesiniz daha yüksek bir şekilde size geri yankılanıyor ve çemberin dışından gelen sesler bozuluyor.

Youtube kullanıcısı Trueson Daugherty'nin "Adam, Evrenin Merkezini Keşfediyor, Tulsa OK" adlı videosu, çemberin içindeki yankı etkisini (ve yakındaki "Yapay Bulut" heykelini) gözler önüne seriyor.

Guy discovers the Center of the Universe, Tulsa OKGuy discovers the Center of the Universe, Tulsa OKIn this video I explore Tulsa's Center of the Universe!

Anomalinin nasıl oluştuğuna dair resmi bir açıklama olmasa da, tuhaf etkiyi yaratan en olası nedenin, ses dalgalarını yansıtan çevresindeki çiçeklikler olduğu tahmin edilebilir.

Dünyada George Gölü'nün Gizemli Noktası gibi başka benzer anomaliler de bulunduğunu söyleyelim. Bu tür garip ses olayları dairesel binalarda da karşımıza çıkabiliyor. Örneğin Londra'daki St. Paul Katedrali'nin kubbesi, kısık sesli konuşmalarınızın ses dalgalarının yankılanması sayesinde devasa kubbe boyunca iletilmesi dolayısıyla fısıldayan galeri olarak da bilinir.

Maya şehri Chichen Itza'dan New York'taki Grand Central İstasyonu'na, benzer yapı örnekleri hem eski hem de modern pek çok binada bulunabiliyor.




8 Eylül 2021 Çarşamba

Konuşmayı engelleyen ses silahı

Eğer sıklıkla Zoom görüşmeleri yapan biriyseniz, en can sıkıcı ve rahatsız edici olayın zaman zaman ortaya çıkan korkunç yankı olduğunu bilirsiniz. Kendi sesinizin size hafif bir gecikmeyle çalındığını duymak o kadar rahatsız edici ki, tutarlı bir şekilde konuşmayı imkansız kılıyor ve sonunda "herkes mikrofonlarını kapatabilir mi lütfen!" diye sesinizi yükseltmek zorunda kalabiliyorsunuz.

ABD Deniz Kuvvetleri, bu olgunun açıkça farkında ve görünüşe göre bu etkiyi, konuşmayı neredeyse imkansız kılan ve öldürücü olmayan bir silah olarak kullanmaya çalışıyor. Elde taşınan akustik seslenme ve kesinti (AHAD) sistemi adı verilen yeni bir cihaz, konuşmayı kişinin konuşmasını uzun menzilli bir mikrofon ile kaydederek, güçlü hoparlörler biraz gecikmeyle geri gönderiyor. Sürekli konuşma döngüsü, orduda hayati bir araç olan konuşmaları sürdürmeyi veya mesajları aktarmayı son derece zorlaştırıyor.

Bunu daha da yıkıcı hale getirmek için, mucitler, bireyleri hedef alarak herkesin kendi kendine konuşmasına sebep olacak, sesi tam olarak küçük bir alana iletebilen yönlü bir hoparlör kullanmayı öneriyor. Bu tür sınırlandırılmış bir sistem kullanıldığında, çevredeki insanlar, diğer kişinin hedef alındığını bilemezdi. Herkesin korkunç bir internete sahip olduğu ve mikrofonlarının açık olduğu bir çevrimiçi toplantıda tutarlı bir konuşma yapmaya çalıştığınızı hayal edin - gerçek bir kabus...

Donanmanın bu teknolojiyi neden bu kadar yoğun bir şekilde araştırdığı ve neredeyse üç yıl harcadığı konusuna gelince, bu bir sır olarak kalıyor.

Teknoloji, gecikmeli işitsel geri bildirim (DAF) ilkesine dayanıyor. Bazı kişiler kekemeliğe neden olan değişmiş işitsel sistemlere sahip olduklarından dolayı, kendi seslerinden oluşan bir döngüyü dinlemeleri yardımcı olabiliyor. Bu özelliği ile DAF, daha önce kekeleyen insanlara yardım etmek için kullanılan bir sistem. Ancak, kekeme olmayan çoğu insan için bu döngü aşırı derecede rahatsız edici olabiliyor. Etkilere direnebilen ve konuşmaya devam edebilen, özellikle hızlı konuşan veya topluluk önünde konuşma konusunda eğitimli olan bir grup insan var gibi görünüyor, bu nedenle silah bazı kişilerin konuşmasını tamamen durdurabilirken, diğerleri nispeten etkilenmeyebilir.

New Scientist'in bilişsel sinirbilimci Sophie Scott ile yaptığı bir röportaja göre, gecikmeli geri bildirim kendi sesimizi kontrol etme yeteneğimizi engelliyor. Bazı kişiler kekelemeye başlayabilir, bazıları konuşmayı tamamen bırakabilir, diğerlerinin ise konuşmalarını çarpıtmaya başlar. Tehlikeli bir noktadaki bir iletişim görevlisi veya hatta tercüman olarak görev alan kişiler için bu son derece sorunlu olabilir.