gizlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gizlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ekim 2021 Cuma

Google'dan resim kaldırma izni

Google, reşit olmayanların kendi resimlerini arama sonuçlarından kaldırmasını kolaylaştırmaya çalışıyor. Şirket, geçtiğimiz günkü bir blog yazısında, "Çocukların ve gençlerin, özellikle internette beklenmedik bir şekilde fotoğraflarını bulduklarında, bazı benzersiz zorluklar yaşadıklarını biliyoruz" dedi. 

Kısacası, reşit olmayanlar veya onların vasileri, resim URL'leri, arama sonucu sorguları ve arama sonucu sayfalarının URL'lerini içeren bir form doldurabilecekler. Google, bu fotoğrafları arama sonuçlarından kaldırmanın, internetten fiziksel olarak kaldırılması anlamına gelmediğini de belirtiyor.

Teknoloji şirketlerinin çocuklar üzerindeki etkileri konusunda artan bir eleştiri dalgası ile karşı karşıya olduğu bir zamanda bu hamlenin yapılması, benzer bir hamlenin diğer servisler tarafından da yapılabileceği anlamına gelebilir.  



23 Ekim 2021 Cumartesi

Android Play Store'da yeni dönem!

Google, Android akıllı telefon kullanıcılarının kişisel verilerini daha iyi korumalarına yardımcı olmak için önümüzdeki yılın başlarında Google Play Store'daki uygulamalara yeni bir veri güvenliği bölümü ekleyeceğini duyurdu. Bu yeni bölüm, geliştiricilere, uygulamalarının potansiyel kullanıcılarına, kullanıcılar cihazlarına yeni bir uygulama yüklemeden önce kullanıcı verilerini nasıl topladıklarını, paylaştıklarını ve koruduklarını göstermelerini sağlayacak.

Android Developers Blog'daki yeni bir gönderiye göre Google, Google Play Console'da yeni bir veri güvenliği formu sunuyor. Geliştiriciler, önümüzdeki Şubat ayından itibaren Play Console'daki uygulama içeriği bölümüne giderek arama devinin yeni formunu inceleyebilecek, doldurabilecek ve gönderebilecek.

Bir geliştiricinin uygulamalarıyla ilgili bilgileri onaylanırsa, mağaza girişi veri güvenliği bilgileriyle otomatik olarak güncellenecek. Bununla birlikte, hiçbir bilgi gönderilmediyse veya reddedildiyse, kullanıcılar bir "Bilgi yok" ifadesini görecekler. Bu, gizlilik bilincine sahip kullanıcıların, bir geliştiricinin satışlarına veya reklam gelirlerine zarar verebilecek bir uygulamayı en başta indirmekten kaçınmasına neden olabilir.



19 Ekim 2021 Salı

Facebook'tan kaçamak cevap

Facebook, Frances Haugen'in ifadesine ve yakın zamanda Wall Street Journal sızıntısına, konuyu nefret söylemi üzerine kaydırmaya çalışarak yanıt veriyor. Guy Rosen, sosyal ağın nefret karşıtı önlemlerinin bir savunmasını yayınladı ve burada nefret söyleminin azalan görünürlüğünün, bu içeriğin varlığından daha önemli olduğunu savundu. Rosen, Facebook'ta nefretin "yaygınlığının" (diğer bir deyişle görünürlüğünün), son üç çeyrekte yaklaşık yüzde 50 azalarak görüntülenen içeriğin yüzde 0,05'ine veya her 10.000'de yaklaşık beş görüntülemeye düştüğünü söyledi.

Yönetici, tek ölçü olarak içerik kaldırmaya odaklanmanın "yanlış" olduğunu düşünüyor. Rosen, nefrete karşı koymanın başka yolları olduğunu ve Facebook'un herhangi bir materyali kaldırmadan önce "kendinden emin" olması gerektiğini söyledi. Bu, içeriği yanlışlıkla kaldırmaktan kaçınmak ve muhtemelen kuralları ihlal edecek kişilerin, grupların ve sayfaların erişimini sınırlamak için dikkatli olmak anlamına geliyor.

Rosen'in bu konuda tamamen haksız olduğunu söylemek mümkün değil. Facebook, içeriği yanlışlıkla nefret söylemi olarak işaretlediği için zaman zaman sorun yaşıyor ve agresif bir kaldırma sistemi bu hataların artmasına neden olabilir. Aynı şekilde, belirli bir gönderiyi çok az kişi görürse, nefretin yalnızca sınırlı bir etkisi olacaktır.

Ancak, Facebook'un dikkatleri başka bir noktaya çekmeye çalıştığı da açıkça görülüyor. Haugen ifadesinde, Facebook'un rahatsız edici materyalin yalnızca "çok küçük bir azınlığını" yakalayabildiğini iddia etmişti. Eğer doğruysa bu, kullanıcıların yalnızca küçük bir kısmı materyali görse bile, hala bir sorun olduğu kesin. Journal'ın sızdırılan belgeleri ise Facebook'un yalnızca "düşük tek haneli" bir içerik yüzdesini kaldırdığını ve birinci şahıs çekim videolarını veya ırkçı tiradları sürekli olarak tespit etmekte sorun yaşadığını belirtti.

Rosen'ın yanıtı, Haugen'in Facebook'un daha güvenli algoritmalar uygulamaya ve nefret dolu ve bölücü etkileşimleri en aza indirmeye yönelik diğer çabalara direndiği yönündeki iddialarına da değinmiyor. Facebook nefreti sınırlamada önemli adımlar atıyor olabilir, ancak Haugen veya diğer eleştirmenler tarafından vurgulanan nokta bu değil. Vurgulanan konu, sosyal medya firmasının yeterince çaba göstermediği...



15 Ekim 2021 Cuma

"Akıllı telefonlar böyle çalışır"

İngiltere'deki Edinburgh Üniversitesi ve İrlanda'daki Trinity College Dublin'den araştırmacılar, test ettikleri bazı Android cihazlarının Google dahil çeşitli taraflara "önemli miktarda bilgi" ilettiğini iddia etti.

Araştırmacılar raporlarında, Samsung, Xiaomi, Huawei, Realme, LineageOS ve /e/OS tarafından kullanılan Android işletim sisteminden gönderilen verileri analiz ettiler. Özellikle /e/OS'yi dikkate değer bir istisna olarak vurgulayan araştırmacılar, kalıcı tanımlayıcılar, uygulama kullanım ayrıntıları ve telemetri bilgileri gibi hassas kullanıcı verilerinin yalnızca cihazın markalarıyla değil, aynı zamanda Microsoft gibi birden çok üçüncü tarafa da aktarıldığını gözlemlemişler. Bunlara LinkedIn ve Facebook da dahil.

Google'dan ise yanıt gecikmedi. Bir Google sözcüsü, BleepingComputer'a yaptığı açıklamada, "Google Play Hizmetleri Yardım Merkezi makalemizde açıklandığı gibi, toplanan veriler, çeşitli cihaz ekosisteminde ve yazılım derlemelerinde bildirimler ve yazılım güncellemeleri gibi temel cihaz hizmetleri için gerekli olanlardır" diyerek konuya açıklık getirdi.

Sözcü, Google'ın Android cihaz ve uygulama ekosistemi genelinde kritik güncellemeleri güvenilir bir şekilde sunmak için her cihazın IMEI'si gibi bilgileri topladığını kabul ediyor. Google sözcüsünün eklediği şu söz ise bir hayli ilgi çekici: "Modern akıllı telefonlar böyle çalışır."



29 Eylül 2021 Çarşamba

"Google CEO'su görevden alınsın"

2019 yılında Google CEO'su Sundar Pichai'nin, Chrome'un gizli göz atma modunu "özel" olarak tanımlamanın sorunlu olduğu konusunda uyarıldığı, ama "gizliliği ön plana çıkarmak istemediği" ve "bu modun fazla göz önünde bulunmasını istemediği" için geri adım atmadığı ortaya çıktı. En azından mahkemeye sunulan yeni dosyalar bunu gösteriyor. Bu da yeni tartışmaları beraberinde getirdi.

Sorun, Google'ın Chrome web tarayıcısında yer alan Gizli modun o kadar da gizli olmamasından kaynaklanıyor. İddialara göre Google, popüler web tarayıcısının gizli modunda internette dolaşan kullanıcıların verilerini toplamaya devam ediyor. Bunun neticesinde tam 5 milyar dolarlık bir dava ile mahkeme koridorlarına taşınan Google, şimdi daha büyük sorunlarla karşı karşıya.

Reuters'ın haberine göre, avukatlar geçtiğimiz hafta bölge mahkemesine sunulan duruşma raporlarına yeni bir güncellemede bulunarak, Google CEO'su Sundar Pichai'nin ve Google Baş Pazarlama Sorumlusu Lorraine Twohill'in, sorunu göz ardı etmeyi seçtikleri için görevden alınmaları gerektiğini belirtmişler.

Google'dan da yanıt gecikmemiş. Google sözcüsü José Castañeda Reuters'e verdiği demeçte, dosyalamanın "ilgisiz ikinci ve üçüncü el hesaplara atıfta bulunan e-postaları yanlış karakterize ettiğini" söylerken, anlaşılan işler önümüzdeki günlerde daha da karışacak.



8 Eylül 2021 Çarşamba

Tek Bisiklet, Bluetooth'u "yendi"

Bir bisikletle Oslo'yu dolaşan Norveçli bir öğrenci, popüler Bluetooth kulaklık modellerinin sızdırdığı MAC adreslerini takip ederek iletilen mesajları ortaya çıkarmayı başardı. Bu da Bluetooth'un güvenlik tartışmalarının odağına düşmesine bir kez daha sebep olmuş gibi görünüyor.

Veriler, bir Bluetooth alıcısı ile Oslo'da bisikletle yol alan Bjorn Hegnes isimli bir öğrenci tarafından ortaya çıkartıldı. Deneysel yaptığı çalışmada, 12 gün boyunca 300 km'lik bir yolculuk yaparak, beraberinde taşıdığı anten ile 100 metrelik bir yarıçap içindeki Bluetooth mesajlarına ulaşabilen Hegnes, bu yolculuk zarfında 129 Bluetooth kulaklık ile 9 bin 149 farklı Bluetooth vericisinin yerini tam olarak keşfedebildiğini açıkladı.

Hegnes, bu verileri Noroff Üniversitesi'ndeki ilk yıl projesinin bir parçası olarak toplamış ve projesi başarılı olmuş. Elbette başarıya ulaşan projesi, güvenlik şirketlerini de harekete geçirmeye yetti.

ESET'te güvenlik uzmanı Jake Moore, konuyla ilgili bir açıklamada bulunarak, bu bulguların endişe verici olduğunu söylerken, birçok insanın şüphesiz bu tür cihazları kullanmayı devam edeceğini, ancak ortaya çıkan açıklar kapatılsa bile, eklenecek yeni teknolojilerle beraber yine de bu tür açıkların önümüzdeki yıllarda da ortaya çıkarak insanların mahremiyetini riske atabileceğini söylüyor. Bunun için hükümetlerin, IoT ve türevi cihazların daha iyi güvenlik standartlarına sahip olmaları konusunda zorlayıcı olmaları gerektiğini de sözlerine ekliyor...



30 Ağustos 2021 Pazartesi

5.000'den fazla site peşinizde!

Dolandırıcıların salgından nasıl yararlandığını daha iyi anlamak için Kaspersky uzmanları, pandemiyle ilgili spam e-postaları ve kullanıcıların kimlik bilgilerini çalmak için tasarlanmış kimlik avı sayfalarını analiz etti.

Çeşitli sahte ödeme teklifleri ve indirimli COVID-19 testleri, siber suçlular tarafından kullanılan en yaygın yöntemler arasında yer aldı. Son zamanlarda, restoranlar ve halka açık etkinlikler için sahte QR kodları ve aşı sertifikaları için kimlik avı reklamları da popüler hale geldi.

Salgınla ilgili dolandırıcılık faaliyeti Mart 2021'de zirve yaptı. Kaspersky araştırmacıları, siber suçluların çabalarını yoğunlaştırmasından önce Haziran ayında hafif bir düşüş gözlemledi. Bu ay boyunca Kaspersky ürünleri, pandemiyle ilgili kimlik avı web sitelerini Mayıs ayına göre %14 daha fazla oranda tespit etti ve engelledi.

Kaspersky İçerik Filtreleme Yöntemleri Araştırma Başkanı Alexey Marchenko, şunları söyledi: "Salgınla ilgili pek çok dolandırıcılık tekniğinde, siber suçlular kullanıcı verilerini elde etmeyi amaçlıyor. Kimlik avı genellikle bunun için kullanılır. Kullanıcı bir reklamdan veya e-postadan gelen bağlantıyı takip eder ve kişisel bilgilerinin ve banka kartı bilgilerinin istendiği bir sayfaya gider. Saldırganlar bu bilgilere sahip olduklarında bunu hesaptan para çalmak için kullanabilir. Pandemi hakkında bir mesaj görürseniz, bilgilerin resmi bir kaynaktan geldiğini her zaman iki kez kontrol etmenizi ve kişisel verilerinizi asla şüpheli sitelere vermemenizi öneririz."

Kaspersky uzmanları kimlik avı dolandırıcılığının kurbanı olmamak için kullanıcılara şu tavsiyelerde bulunuyor:

Olağan dışı cömert teklifler ve promosyonlar konusunda şüpheci olun Şüpheli e-postalardan, anlık iletilerden veya sosyal ağ iletişimlerinden gelen bağlantılara tıklamayın Ziyaret ettiğiniz bilinmeyen web sitelerinin gerçekliğini her zaman kontrol edin Kötü amaçlı ekleri tanımlayan ve kimlik avı sitelerini engelleyen Kaspersky Security Cloud gibi güvenilir bir güvenlik çözümü kullanın

8 Ağustos 2021 Pazar

WhatsApp'tan Apple'a sert iddia

Apple'ın, kullanıcıların iCloud fotoğrafları arasında olası çocuk istismarı görüntülerini tespit etmesine izin verecek yeni yazılım planlarını onaylamasından sadece bir gün sonra, Facebook'un WhatsApp Başkanı Will Cathcart, Apple'ın bu planlarından "endişe duyduğunu" dile getirdi.

Twitter üzerinden yaptığı paylaşımlarla Apple'ın yeni güvenlik programı hakkındaki düşüncelerini dile getiren Will Cathcart, bir paylaşım dizisinde bulundu. "Apple'ın dün yayınladığı bilgileri okudum ve bu konuda endişeliyim. Bunun yanlış bir yaklaşım olduğunu ve dünyanın her yerindeki insanların mahremiyeti için bir sorun teşkil edebileceğini düşünüyorum. İnsanlar bu sistemi WhatsApp için kabul edip etmeyeceğimizi soruyorlar. Cevap hayır," diyerek söze başlayan Cathcart, çocuklara yönelik cinsel istismar materyalleri ve bu materyalleri ticaretini yapanların tiksindirici olduklarını söylerken, "elbette herkesin bu istismarcıların yakalandığını görmek ister," şeklinde sözlerine devam etti.

I read the information Apple put out yesterday and I'm concerned. I think this is the wrong approach and a setback for people's privacy all over the world.

People have asked if we'll adopt this system for WhatsApp. The answer is no.

— Will Cathcart (@wcathcart) August 6, 2021

Sözlerinin devamında, Apple'ın kendine has bir gözetim sistemi kurduğunu söyleyen Cathcart, bunun hem kendilerinin hem hükümete özel içeriklere rahatlıkla ulaşılabilecek bir yöntem olduğunu, fakat bu uygulamanın "hatasız" çalışacağının bir garantisi olmadığını da söylerken, araştırmacıların bu konuda çalışmasına izin verilmediğini ve olası "hataların" insanların mahremiyetini ihlal ettiğini nasıl öğrenebileceğimizi de merak ettiğini sorguladı.

Will Cathcart'ın sözlerinin haklı tarafı var. Apple'dan bu konuda henüz bir karşı cevap gelmiş değil.